Abdülhamit Yahudilerle Filistin pazarlığı yaptı mı?

Haziran 6, 2010 | Araştırma

14 Mayıs 1948′de kurulan İsrail’in ilk devlet başkanı David Ben Gurion kürsüde konuşurken, arkasında Dr. Theodor Herzl’in büyük boy fotoğrafı asılıydı.

Abdullah Yavuz Altun’un yazısı

14 Mayıs 1948′de kurulan İsrail’in ilk devlet başkanı David Ben Gurion kürsüde konuşurken, arkasında Dr. Theodor Herzl’in büyük boy fotoğrafı asılıydı. İşte Kurtlar Vadisi Pusu’nun son bölümlerinde gösterilen “Pazarlık” isimli kitap Dr. Herzl’le Sultan Abdülhamit arasındaki görüşmeleri anlatıyor.

Vadi’ciler kızmasın ama kitabı tersten okumuşlar… Yahudilerin Osmanlı’yı nasıl böldüğünü değil, Abdülhamit’in Herzl’i nasıl oyaladığını işaret ediyor.

Pazartesi sabahı Gaz-ze’ye giden insanî yardım gemisi kana bulandı. Sivil bir inisiyatif olarak yol alan gemi, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı yarmayı hedefliyordu. Mavi Marmara’da Nazi rejiminin toplama kamplarından çıkmış bir Yahudi ve Nobel Barış Ödüllü bir aktivist de yerini almıştı. Yaşanan olaylar bir kez daha gözleri İsrail’in tarihine çevirdi. Yakın zamanda Yeditepe Yayınları’ndan çıkan Prof. Dr. Vahdettin Engin’in kaleme aldığı “Pazarlık” isimli kitabı, Sultan İkinci Abdülhamit’le 1900′lerin başında parayla toprak satın alarak bir Yahudi devleti kurmayı planlayan Dr. Theodor Herzl’in görüşmelerini ortaya çıkarıyor. Bu arada çok sayıda ezberi de bozuyor. Mesela, Yahudiler Abdülhamit’e Filistin karşılığında dış borçların ödenmesini taahhüt etti mi? Abdülhamit, Dr. Herzl’in tekliflerine karşılık neler önerdi? Düyun-u Umumiye’yi kurmak isteyen Padişah, Dr. Herzl’in ‘şirket kuralım’ fikrine nasıl yaklaştı?

Abdülhamit’in siyaseti

19. yüzyılın sonlarında Osmanlı’yla İngiltere arasında önemli bir mücadele başlamıştı. Ortadoğu’da keşfedilen petrol pek çok Avrupalı ülkenin iştahını kabartırken, İkinci Abdülhamit’in uyguladığı “denge politikası” Batılı ülkeleri oyalıyordu. Aynı zamanlarda Yahudiler Avrupa’da ve Rusya’da kötü muamele görmeye ve toplumdan tecrit edilmeye başlamıştı. Bu ayrımcı hareketlere karşı Yahudi sermayedarlar ve dünyanın dört bir yanındaki lobiler harekete geçmiş, bir ismin etrafında toplanmıştı: Dr. Theodor Herzl. Budapeşte doğumlu Herzl’in yazdığı “Yahudi Devleti” isimli kitap, Siyonizm’in temellerini atıyordu. Rusya’da da, “Sion Âşıkları” isminde bir cemiyet kurulmuş ve Filistin’e yerleşmek üzere harekete geçmişti. Prof. Dr. Vahdettin Engin, İngiltere’nin emellerine ulaşmak için bir yandan Arap liderlere “Büyük Arap Devleti” vaat ettiğini, diğer yandan da Yahudilerle görüşerek onları himayesinde saydığını kaydediyor. Engin’e göre II. Abdülhamit, ilk olarak Yahudilerin Filistin topraklarında mal edinmesini ve oraya kontrolsüz yerleşmesini yasaklıyor. İkinci adım olarak da İngiltere’nin “himaye” kuvveti olmasını reddediyor ve Osmanlı topraklarındaki Yahudilere para yardımı yapıyor.

Osmanlı-Musevi şirketi fikri

İsviçre’nin Basel şehrinde 29 Ağustos 1897′de toplanan Yahudiler, Filistin topraklarını parayla satın almayı ve orada bir devlet kurmayı planlayan Herzl’i dinliyordu. Bu kongrede ayrılıkçı birçok fikir de ortaya çıkmıştı ama Prof. Dr. Engin’e göre Filistin’de doğacak bir İsrail devleti bu kongrede filizlendi. Herzl’in bundan sonraki planı II. Abdülhamit’le görüşerek Filistin’de iskân politikası uygulamaktı. Kitaptaki belgelere göre Herzl, Anadolu’da bir Osmanlı-Musevi şirketi kurmayı, böylece Osmanlı’da sanayi hamlesini gerçekleştirmeyi öneriyor. Bu teklif, Düyûn-u Umumiye’yi kurmaya ve devletin borçlarını yapılandırarak dış siyasette elini güçlendirmek isteyen Abdülhamit’e cazip geliyor. Ancak Engin, bu görüşmede Filistin’in pazarlık konusu edildiğine dair herhangi bir bilgi bulunmadığını tespit ediyor.

Bu arada Sultan Abdülhamit, Filistin’de Yahudi mülklerini kontrol altında tutuyor, sürekli bölgeden rapor istiyordu. Dr. Herzl’in Abdülhamit’e gönderdiği Fransızca bir mektupta- arşivlerde yanlış çevirisi olduğu ve tarihçiler de hep o çeviriyi kullandığı için – Abdülhamit’in Filistin’i Herzl’e teklif ettiği zannediliyor. Prof. Engin’e göre çevirideki hata düzeltilince, Abdülhamit’in Mezopotamya bölgesini önerdiği, Herzl’in Filistin konusunda bastırdığı anlaşılıyor. Engin, Herzl’in bu teklife sıcak baktığını ancak Siyonist Cemiyet’in Filistin ve Kudüs hususunda ısrarlı olduklarını anlatıyor. Kitapta düzeltilen bir başka mesele de Herzl’in dış borcun tamamı karşılığında Filistin’i istediği yönündeki bilgi. Herzl, kurmayı planladığı Osmanlı-Musevi şirketi sayesinde borçların yüzde 80′ini, ödeyeceğini vaat ediyor. Dahası, Engin’e göre Herzl’in zar zor kabul aldığı Padişah’tan Filistin’i isteyecek durumu yok. Zaten görüşmeyi de günlüğüne ayrıntılarıyla kaydetmiş.

Abdülhamit’e iki ilginç teklif

Dr. Herzl’in bu süreçte stratejik teklifi daha oluyor. Herzl, Avrupa’daki büyük gazetelerin Osmanlı hakkında olumlu haberler yapmasını sağlayabileceğini söylüyor. Ayrıca, Avrupa’da bulunan Jön Türklerin lideri Ahmed Rıza Bey’in suikastla ortadan kaldırılabileceğini vaat ediyor. Engin’e göre Abdülhamit’in kafasında başka planlar var. Avrupalı ülkelere karşı, borçları yapılandırmada Herzl’i koz olarak kullanırken, Filistin’e yerleşmek isteyen Yahudilerden de birinci ağızdan haber alıyor. Ancak Abdülhamit borçları yapılandırmayı başardıktan sonra Dr. Herzl’le görüşmeyi kesiyor. 1904′te de Herzl kalp krizinden ölüyor. Sonraki süreçte Abdülhamit’in tahttan indirilmesi ve İttihatçıların iktidara gelmesiyle bölgedeki Osmanlı hâkimiyeti de çekiliyor. Herzl’in hayali, ölümünden 44 sene sonra gerçekleşiyor. Abdülhamit sürgündeyken doktoru Atıf Bey’le sohbeti esnasında Yahudilere Filistin’de toprak satılmasıyla ilgili söylediği şu sözler de onun er ya da geç İsrail Devleti’nin kurulacağını öngördüğünü anlatıyor: “Para kuvveti her şeyi yapar. Onlar da bugün hükümet teşkil edecek değiller ya. Bu bir başlangıçtır. Gaye-i emeldir. Şimdide işe başlayıp birçok sene hatta bin sene sonra maksatlarına muvaffak olabilirler ve zannederim ki olacaklardır da.”

Zaman

Leave a Reply

Listeler

Bilge Öğretmen Eğitim Siteleri