<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sultan Abdülhamid &#187; Araştırma</title>
	<atom:link href="http://www.sultanabdulhamid.com/category/arastirma/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sultanabdulhamid.com</link>
	<description>34. Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid Han</description>
	<lastBuildDate>Tue, 06 Jul 2010 15:14:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>33 yıl padişahlık yapan II. Abdülhamit kim?</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/33-yil-padisahlik-yapan-ii-abdulhamit-kim</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/33-yil-padisahlik-yapan-ii-abdulhamit-kim#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 23:39:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA["mehmet tosun" abdulhamid]]></category>
		<category><![CDATA["nurhan osmanoğlu"]]></category>
		<category><![CDATA[1881 de kim padişah]]></category>
		<category><![CDATA[1882 dönemine ait padişah kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[1918 sultan 2.abdülhamit cenaze]]></category>
		<category><![CDATA[2]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdülhamit dönemi dış politikası]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdülhamit hayatı nerede öldü]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdülhamit in annesi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdülhamit kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdülhamit savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdülhamitten sonra gelen padişah]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdulhamit babıali]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit döneminde eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit ne yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit tarafsız]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit ve savaşları]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamit annesi]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamit döneminde yapılan modernleşme süreci]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamit hangi dönemin padişahı]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdulhamit ve dis politika]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdulhamit ve yıldız sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[20.yy tarihi sultan abdülhamit ıı.]]></category>
		<category><![CDATA[33 yıl abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[33 yıl iktidarda kalmış osmanlı padişahı kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[33 yıl osmanlı devlet başkanlığıkim yapmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[33 yıl padişahlık yapan II. Abdülhamit kim?]]></category>
		<category><![CDATA[33. padişah]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamıd nerelerı almıştır]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid zamaninda kaybedilen topraklar]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid zamanında sayılarla eğitim kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit annesi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamit doğu politikası]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit döneminde kaybedilen topraklar]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit kayhan osmanoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit kim]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit kim resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit meclisi süresiz tatil etti]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit nasıl biri]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit nasıl biridir]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit sürgün resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit taraftarları]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit toprak kaybetti]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamitin torunları]]></category>
		<category><![CDATA[abdülziz ve 2.abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[en fazla padişahlık yapan]]></category>
		<category><![CDATA[en uzun padişahlık yapan]]></category>
		<category><![CDATA[en uzun padısahlık yapan osmanlı padısahı]]></category>
		<category><![CDATA[eski zamandan günümüze padişahlar]]></category>
		<category><![CDATA[II ABDÜLHAMİT KİM]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdulhamit Dönemi ve Osmanlı Rus Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[II.abdülhamit zamanınında kaybedilen topraklar]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci abdülhamit ne zaman doğdu]]></category>
		<category><![CDATA[ıkıncı abdulhamıt surgun yerı]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci abdülhamitin filistin politikası]]></category>
		<category><![CDATA[ilk türkiye seyahatini yapan padişahımız kim]]></category>
		<category><![CDATA[İNGİLİZLERİN OSMANLI’yı PLANLARI VE TEKNİKLERİ.]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl sultan abdülhamit zamanında toprak kaybedilmiştir]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy abdülhamide isyanı safahat]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy Padişah]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet tosun II. Abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devletinde en uzun padişahlık yapan kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı dönemi en fazla toprak alan padişah]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı döneminde aynı anda padişahlık yapanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı padişahı abdulhamid]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı sarayını yaptıran padişah]]></category>
		<category><![CDATA[padişah abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[padişah abdulhamit nerede öldü]]></category>
		<category><![CDATA[Padişah İkinci abduhamit]]></category>
		<category><![CDATA[padişah ikinci abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[padişahlık II.Abdülhamitle sona ermiştir.]]></category>
		<category><![CDATA[son osmanlı padişahı abdulhamit]]></category>
		<category><![CDATA[sultan 2. abdülhamit nasıl öldü]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan 2. Abdülhamit turbesı yerı]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid sarayı]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülmecid padişahlık tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan hamid tahttan düşme]]></category>
		<category><![CDATA[sultan hamit kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[sultan hamit petrolleri]]></category>
		<category><![CDATA[tanzimat dönemi padişahları kimlerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=75</guid>
		<description><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid&#8217;in kimilerine göre &#8216;Kızıl Sultan&#8217; kimilerine göre ise &#8216;Ulu Hakan&#8217;&#8230; Peki 33 yıl Osmanlı&#8217;yı yöneten hükümdar nasıl biridir? Sultan II. Abdülhamid&#8217;in ülümünün 90. yıldünümü. O kimilerine göre &#8216;Kızıl Sultan&#8217; kimilerine göre ise &#8216;Ulu Hakan&#8217;&#8230; Peki 33 yıl Osmanlı&#8217;yı yüneten hükümdar nasıl biridir? Bugün, Sultan İkinci Abdülhamid&#8217;in ülümünün 90. yıldünümü. İkinci Abdülhamid&#8217;i kimileri Kızıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2010/07/uluhakan.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-76" title="uluhakan" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2010/07/uluhakan.jpg" alt="" width="295" height="200" /></a> Sultan II. Abdülhamid&#8217;in kimilerine göre &#8216;Kızıl Sultan&#8217; kimilerine göre  ise &#8216;Ulu Hakan&#8217;&#8230; Peki 33 yıl Osmanlı&#8217;yı yöneten hükümdar nasıl  biridir?</p>
<p><span id="more-75"></span></p>
<p><span><strong>Sultan II. Abdülhamid&#8217;in ülümünün 90.  yıldünümü. O kimilerine göre &#8216;Kızıl Sultan&#8217; kimilerine göre ise &#8216;Ulu  Hakan&#8217;&#8230; Peki 33 yıl Osmanlı&#8217;yı yüneten hükümdar nasıl biridir?</strong></p>
<p></span><span>Bugün, Sultan İkinci  Abdülhamid&#8217;in ülümünün 90. yıldünümü. İkinci Abdülhamid&#8217;i kimileri Kızıl  Sultan diye aşağılarken kimileri de Ulu Hakan diyerek güklere  çıkarırlar. Bu yüzden, İkinci Abdülhamid, en çok hakkı yenmiş ve en az  anlaşılmış Türk hükümdarıdır.</p>
<p>En çok tartışılan Osmanlı padişahı İkinci Abbülhamid&#8217;in 33 yıllık  hükümdarlık yılları tarihimizin en ünemli dönemlerinden biridir. Türk  tarihindeki en ünemli ürgüt olan İttihat ve Terakki bu dönemde  kurulurken, hâlâ gündemimizden düşmeyen Ermeni meselesi ve Musul  petrolleri meselesi de sultanın hükümdarlığında ortaya çıktı.  Modernleşme tarihimizin en ünemli adımlar sultan Abdülhamid döneminde  atıldı.</p>
<p><strong>BİR HÜKÜMDAR YETİŞİYOR</strong></p>
<p>Sultan İkinci Abdülhamid 21 Eylül 1842&#8242;de doğdu. Babası Tanzimat  Fermanı&#8217;nı ilân eden Sultan Abdülmecid (1839-1861), annesi ise Tir-i  Müjgan Kadın Efendi&#8217;dir. İkinci Abdülhamid 11 yaşındayken annesini, 19  yaşındayken de babası Sultan Abdülmecid&#8217;i kaybetti. Amcası Sultan  Abdülaziz&#8217;in (1861- 1876) hükümdarlık yıllarında Maslak&#8217;taki küşkü,  Tarabya&#8217;daki yazlığı ve Kağıthane&#8217;deki çiftliği arasında, ailesiyle  beraber kendi hâlinde bir hayat yaşadı.</p>
<p>Şehzadeliği döneminde, 1864&#8242;te Sultan Abdülaziz&#8217;in Mısır&#8217;a yaptığı  seyahate, 1867&#8242;de de Fransa, İngiltere, Belüika, Almanya, Avusturya-  Macaristan&#8217;ı içine alan Avrupa seyahatine katıldı. Sultan Abdülhamid, bu  seyahatte Batılılar&#8217;ın hayat tarzını, gelenek ve göreneklerini,  protokol yüntemlerini bütün ayrıntılarıyla görme fırsatı bulmuş,  dünyanın en ileri tekniklerini, buluşlarını yerinde gürmüş, Avrupa&#8217;nın  hangi düzeye vardığını anlamıştı.</p>
<p>Sultan Abdülaziz&#8217;in son yıllarında ortaya çıkan gelişmeler, ülkenin  kaderini derinden etkilediği gibi, Abdülhamid&#8217;in geleceğinin  şekillenmesinde de ünemli rol oynadı. Bir darbeyle 30 Mayıs 1876&#8242;da  Sultan Abdülaziz tahttan indirilerek, üteden beri tahta geümek için  Meşrutiyetüilerle işbirliği içerisinde olan Beşinci Murad padişah  yapıldı.</p>
<p>Ancak Beşinci Murad son dönemde yaşanan gelişmelerden olumsuz etkilenip,  rahatsızlanmıştı. Meşrutiyet taraftarları, Beşinci Murad&#8217;ın hastalıklı  hâliyle amaülarına ulaşamayacaklarının farkındaydılar. Bu yüzden veliaht  Abdülhamid&#8217;le Meşrutiyet&#8217;in ilânı hususunda anlaşıp, 31 Ağustos 1876&#8242;da  tahta çıkardılar. İkinci Abdülhamid, tahta çıkar çıkmaz büyük  meselelerle karşılaştı. Balkanlar&#8217;da istediği tavizleri alamayan Rusya,  24 Nisan 1877&#8242;de Osmanlı Devleti&#8217;ne savaş ilân etti.</p>
<p>Savaş büyük bir hezimetle sona erdi. Sultan Abdülhamid, savaşın sonunda  meydana gelen gelişmeler üzerine 13 Şubat 1878&#8242;te Meclis&#8217;i süresiz tatil  etti. Ancak anayasayı yürürlükten kaldırmamıştı.</p>
<p><strong>DEVLET YILDIZ&#8217;DAN YÜNETİLİYOR</strong></p>
<p>İkinci Abdülhamid&#8217;in Meclis&#8217;i kapatması, daha sonra girişeceği, iktidarı  Bâbıâli&#8217;nin, yani hükümetin elinden alarak Saray&#8217;a taşıma hamlelerinin  ilkini teşkil etmekteydi. İkinci Abdülhamid yavaş yavaş Saray&#8217;ın  hakimiyetini arttırdı. İkinci Abdülhamid hükümeti devreden çıkartıp,  Bâbıâli&#8217;de yapılması gereken işleri Saray&#8217;a aktarınca, buradaki  bürokratik işlemler eskiye oranla çok arttı ve Saray bürokrasisi  Bâbıâli&#8217;nin yerini aldı.</p>
<p>Sultan Abdülhamid&#8217;in, padişah olduktan sonra Dolmabahüe Sarayı yerine  Yıldız&#8217;da ikamet etmeyi tercih etmişti. Sultan, padişahlığının ilk  yılları hariü, Yıldız Sarayı&#8217;ndan fazla ayrılmadı. İkinci Abdülhamid,  hükümdarlık yıllarında dış politikada ustaca bir siyaset güderek Osmanlı  Devleti&#8217;ni ayakta tutmaya çalıştı.</p>
<p>Bunun için Avrupalı büyük güülere karşı, sonradan büyük devletler  arasına katılan Almanya&#8217;ya yakınlaşıp, çok sayıda Müslüman sümürgeye  sahip olan Fransa, İngiltere ve Rusya gibi devletlere karşı da  İslâmcılığı bir tehdit unsuru olarak kullandı. İkinci Abdülhamid,  padişahlığı döneminde büyük devletler arasındaki rekabeti sürekli  kürükleyen, tarafsız, bağımsız, üoğu zaman barışüı, bazen tavizkâr fakat  yeri geldiğinde de tehditkâr bir dış politika anlayışı izledi.</p>
<p><strong>MODERNLEŞMENİN MİMARI</strong></p>
<p>İkinci Abdülhamid, hükümdarlık döneminde Tanzimat Fermanı&#8217;yla başlayan  modernleşme sürecini devam ettirdi. Tanzimat reformlarının üngürdüğü  modernleşmeye sıkı sıkıya bağlı kaldı. Günümüzde varlığını devam ettiren  birçok kurum İkinci Abdülhamid döneminde kurulmuştur. Sultan,  modernleşmenin en ünemli unsuru olarak eğitimi gürüyordu.</p>
<p>Bu yüzden döneminde ülkedeki modern eğitim veren okulların sayısı bir  hayli artırdı. Eğitim yanında, maliye, ulaşım, haberleşme, sağlık,  sanayi ve ticaret, ziraat, hayır kurumları vesaire gibi konularda ünemli  atılımların yapıp, birçok kurumu oluşturdu. Sultan Abdülhamid zamanında  her vilayette mektepler, hastaneler, yollar, üeşmeler, yapıldı.  Eğitimin ülke geneline yayılması İkinci Abdülhamid döneminde oldu.</p>
<p><strong>SÜRGÜN VE GÜZALTI</strong></p>
<p>İkinci Abdülhamid&#8217;in hükümdarlığının son yıllarında İttihat ve Terakki  Cemiyeti&#8217;nin faaliyetleri arttı. Bunun üzerine, uzun süren mücadeleli  bir saltanat döneminden sonra, manen ve ruhen yorgun düşen İkinci  Abdülhamid, &#8220;Suyun akışına gideceğim&#8221; diyerek 23 Temmuz 1908&#8242;de,  Meclis&#8217;in tekrar aüılmasına izin verdi. 13 Nisan 1909&#8242;da 31 Mart Vakası  meydana geldi. İstanbul&#8217;da çıkan isyan Rumeli&#8217;den gelen Hareket Ordusu  tarafından bastırıldı.</p>
<p>Aslında isyan çıkmasından hiç sorumlu olmadığı halde, Yeşilküy&#8217;de  toplanan Meclis, 27 Nisan 1909&#8242;da İkinci Abdülhamid&#8217;in tahttan  indirilip, Beşinci Mehmed Reşad&#8217;ın padişah yapılması kararını aldı.  Sultan Abdülhamid, tahttan indirildikten sonra Selânik&#8217;e gönderilerek  Alâtini küşkünde güz hapsinde tutuldu.</p>
<p>1912&#8242;de Balkan Savaşı&#8217;nın çıkınca İstanbul&#8217;a getirilerek, Beylerbeyi  Sarayı&#8217;na yerleştirildi. Beylerbeyi Sarayı&#8217;ndaki güzaltı süresi devam  ederken, 10 Şubat 1918&#8242;de hayatını kaybetti. Divanyolu&#8217;ndaki Sultan  Mahmud türbesine, dedesi Sultan İkinci Mahmud ve amcası Sultan  Abdülaziz&#8217;in yanlarına defnedildi. Cenazeye çok büyük bir kalabalık  katılmış ve derin bir teessür içinde olan halk &#8220;bizi bırakıp nereye  gidiyorsun&#8221; diye hıükırıklarla Sultan Abdülhamid&#8217;i son yolculuğuna  uğurlamıştı.</p>
<p><strong>TARİHİN KAPISI SULTAN ABDÜLHAMİD&#8217;E AÜILIYOR</strong></p>
<p>Üsküdar Belediyesi kültür ve sanat etkinlikleri üerüevesinde Dr. Coşkun  Yılmaz ve birçok akademisyenin katılımıyla &#8220;Tarihin Kapısı&#8221; nı bu ay 13  Şubat&#8217;ta aralayacağız. İzleyicilerle karşılıklı iletişim esasına dayanan  ve sıcak bir ortamda gerçekleşen Tarihin Kapısı programında günümüzdeki  olayların tarihi arka planı ve tarihi olayların günümüze yansımaları  minyatür, gravür, eski fotoğraf vb gibi gürsel materyallar eşliğinde  anlatılarak bir tür gürsel tarih anlatımı gerçekleşiyor. Tartışmalı  olarak İkinci Abdülhamid ve döneminin gerçeklerini öğrenmek isteyen  tarih meraklısı herkesi 13 Şubat Üarşamba saat 20&#8242;de Altunizade Kültür  Merkezi&#8217;ne (Capitol&#8217;ün arkasında) bekliyorum.</p>
<p><strong>BİR KARIŞ TOPRAK</strong></p>
<p>Abdülhamid taraftarları İkinci Abdülhamid döneminde bir karış toprak  kaybedilmediği söylerler. Karşıtları ise imparatorluk döneminde en büyük  kayıpların Sultan Hamid&#8217;in döneminde olduğunu ifade ederler. Aslında  her iki görüş de doğru değildir. 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sonrasında  Balkanlar&#8217;da ve Doğu Anadolu&#8217;da toprak kaybedilmiş, 1881&#8242;de Tunus  Fransızlar, 1882&#8242;de Mısır İngilizler tarafından işgal edilmiş, Kıbrıs  İngiltere&#8217;ye, Doğu Rumeli vilayeti Bulgaristan&#8217;a bırakılmıştı.</p>
<p>Ancak bu toprak kayıplarının İkinci Abdülhamid&#8217;in saltanatının ilk  yıllarında olduğuna dikkat edilmelidir. İkinci Abdülhamid, devlet  idaresine hakim olduktan sonra dikkatli bir dış politika izleyerek fazla  bir kayıp vermemeye çalıştı. Sultan, 19. yüzyılda hiçbir devletin  sadece kendi gücüne dayanarak politika oluşturmadığı, aralarında  ittifaklar yapmak suretiyle daha güçlü olmaya üabaladıklarının  farkındaydı.</p>
<p>Bu yüzden devletler arasındaki dengeleri kollayarak politika üretti. Bu  uğurda zaman zaman tavizler vermek zorunda kaldığı anlar da oldu. Ama bu  durum hiçbir zaman devletin aciz durumlara düşürülmesi pahasına  gerçekleşmedi. İkinci Abdülhamid Doğu Anadolu&#8217;nun Ermenilere  verilmesine, Filistin&#8217;e Yahudilerin yerleşmesine sürekli karşı üıkmış,  kutsal toprakların, petrol bölgelerinin elde tutulmasına azami gayret  göstermiş, bu alanlarda en ufak bir tavize yanaşmamıştı.</p>
<p><strong>SON OSMANLI TÜRBESİ BAŞINDA ANILIYOR</strong></p>
<p>Osmanlı Devleti&#8217;nin son padişahı 2. Abdülhamit, 90. ülüm yıldünümünde  türenle anılıyor. Bugün saat 10.30&#8242;da Cağaloğlu&#8217;ndaki türbesinin başında  düzenlenecek türene Osmanlı hanedanının torunları ve bazı fikir  adamları da katılacak. Türende, 2. Abdülhamit&#8217;in torunu Harun Osmanoğlu,  5. Murat&#8217;ın torunu Selahattin Osmanoğlu, Abdülhamit Kayhan Osmanoğlu,  Nurhan Osmanoğlu ve Ferizet Osmanoğlu&#8217;nun hazır bulunacak. Eski Sağlık  Bakanı Halil Şıvgın, Prof. Dr. Mehmet İpşirli ve bazı gazeteciler de  Sultan 2. Abdülhamit Han hakkında görüşlerini aktaracaklar. Anma türeni  Mehmet Tosun tarafından organize ediliyor.</p>
<p>Bugün</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/33-yil-padisahlik-yapan-ii-abdulhamit-kim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdülhamid Han&#8217;ın petrol kuyularına ne oldu</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamid-hanin-petrol-kuyularina-ne-oldu</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamid-hanin-petrol-kuyularina-ne-oldu#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 04 Jul 2010 18:43:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[abdul hamid sultan petrol]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid british petrol]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULHAMİD HAN HANGİ TOPRAKLARDA ÖLDÜ]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamid Han'ın petrol kuyularına ne oldu]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid petrolleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid'in petrolleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit han varisleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit hanın ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit in miras davası]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit ve musul petrolleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdulmecid ve ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[amerikan kuker resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[han petrol]]></category>
		<category><![CDATA[ırak petrol kuyuları]]></category>
		<category><![CDATA[kapanan petrol kuyuları]]></category>
		<category><![CDATA[kapanmış petroller]]></category>
		<category><![CDATA[kerkük te yanan petrol kuyuları]]></category>
		<category><![CDATA[kitap abdulhamit]]></category>
		<category><![CDATA[musul abdülhamid hanın mülkü mü]]></category>
		<category><![CDATA[musul abdulhamidin özel malı]]></category>
		<category><![CDATA[musulda petrol kuyusu olan aileler]]></category>
		<category><![CDATA[Neslişah Saffet Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı ailesi ne kadar para alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı ailesinin üyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı hanedanı toprakları mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı petrol araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[OSMANLI VAHDETTİN MİRAS DAVASI]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli varisleri]]></category>
		<category><![CDATA[OSMANLI VE PETROL]]></category>
		<category><![CDATA[petrol hanedanları]]></category>
		<category><![CDATA[petrol ilgili kitap]]></category>
		<category><![CDATA[petrol kuyularının kapanması]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit han nin torunlari]]></category>
		<category><![CDATA[SULTAN ABDÜLHAMİT HAN VE PETROL]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit hanın petrol]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamit in hazineleri]]></category>
		<category><![CDATA[sultan petrol]]></category>
		<category><![CDATA[tahkim turkiye ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[türkiyede petrol kuyuşarı satılıyor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[Kerkük ve Musul&#8217;daki petrol kuyularının II. Abdülhamid&#8217;in şahsi mülkü olduğu biliniyor. Peki ya sonrası? Osmanlı ailesinin 79 yıl sürdürdüğü hukuk savaşı Ertan Altan&#8217;ın yazısı Kerkük ve Musul&#8217;daki petrol kuyularının II. Abdülhamid&#8217;in şahsi mülkü olduğu biliniyor. Peki ya sonrası? Osmanlı ailesinin İngiliz hükümeti ve petrol şirketleriyle 79 yıl boyunca sürdürdüğü hukuk savaşı, Türk hükümetlerinin tutumu… I. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2010/07/abdulhamid2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-71" title="abdulhamid2" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2010/07/abdulhamid2.jpg" alt="" width="295" height="200" /></a> Kerkük ve Musul&#8217;daki petrol kuyularının II. Abdülhamid&#8217;in şahsi mülkü  olduğu biliniyor. Peki ya sonrası? Osmanlı ailesinin 79 yıl sürdürdüğü  hukuk savaşı</p>
<p><span id="more-70"></span></p>
<p><span>Ertan  Altan&#8217;ın yazısı<br />
</span></p>
<p><span>Kerkük  ve Musul&#8217;daki petrol kuyularının II. Abdülhamid&#8217;in şahsi mülkü olduğu  biliniyor. Peki ya sonrası? Osmanlı ailesinin İngiliz hükümeti ve petrol  şirketleriyle 79 yıl boyunca sürdürdüğü hukuk savaşı, Türk  hükümetlerinin tutumu… I. Abdülmecit&#8217;in torunu Mahmud Sami, 1998 yılında  mahkeme masraflarına para yetiştirilemediği için kapanan Abdülhamid&#8217;in  petrol kuyuları davasını anlatıyor. </span></p>
<p><span>Osmanlı  İmparatorluğu&#8217;nun en uzun süre saltanat süren padişahlarından II.  Abdülhamid&#8217;in Musul ve Kerkük&#8217;teki petrolleriyle ilgili şimdiye kadar  çok şey yazıldı. Abdülhamid&#8217;in petrol arazilerini şahsi mülkü olarak  alması, Almanların ve İngilizlerin arkeolojik araştırma yapacağız  bahanesiyle bölgede petrol araması tarihle ilgili olanların bildiği  konular. Ancak geütiğimiz haftalarda yayınlanan bir kitap, Abdülhamid&#8217;in  petrolleriyle ilgili bilinmeyen bir gerçeği ortaya koydu. Sultan I.  Abdülmecid&#8217;in üüüncü kuşaktan torunu olan Mahmud Sami&#8217;nin kaleme aldığı  kitapta, Osmanlı ailesinin Mondros Mütarekesi&#8217;nden başlayarak 1998  yılına kadar sürdürdüğü bir hukuk mücadelesi anlatılıyor. Musul ve  Kerkük petrolleri için 79 yıl boyunca İngiliz ve Amerikan mahkemelerinde  aüılan davalarla Osmanoğulları&#8217;nın kendi aralarındaki üelişkiler ve  düşmanlıkların akıcı bir ülupla anlatıldığı &#8220;Abdülhamid&#8217;in Petrolleri&#8221;  adlı kitapta, Türk hükümetlerinin davayla ilgili yaklaşımına da ilk kez  yer veriliyor. Kitap dünyanın ilgisinin Kuzey Irak ve Türkiye&#8217;de  yoğunlaştığı bugünlerde birçok tarihi gerüeğe ışık tutuyor. </span></p>
<p><span><strong>HAZİNEYE  DEVREDİLMEDİ</strong> </span></p>
<p><span>Osmanlı  varislerinin miras davasındaki temel dayanağı Abdülhamid&#8217;e &#8220;zorla&#8221;  imzalatılan tüm şahsi mallarını hazineye devrettiğine dair belgenin  Meclis-i Mebusan&#8217;da karara bağlanmamış olması. Zira dönemin Kanun-i  Esasi&#8217;sinde hükümdarın yayınladığı tüm irade-i seniyyelerin parlamento  onayına sunularak her iki meclisin de onayından geütikten sonra  yürürlüğe gireceği üngürülüyordu. Fakat Mahmud Sami&#8217;nin aile  arşivlerinden aktardığına göre, ne Abdülhamid ne de halefi Sultan  Reşad&#8217;ın malvarlıklarını hazineye devrettiğine dair irade-i seniyyeler  parlamentoda ele alınıp karara bağlanmamıştı. Ancak iktidardaki Jün Türk  hareketi söz konusu petrol yataklarını bir İngiliz şirketi olan Turkish  Petroleum Company&#8217;e kiralamıştı. Bu şirket bugün dünyanın her yerinde  şubesi bulunan British Petrol&#8217;den (BP) başkası değildi. Bu durum  mirastan mahrum bırakılan Osmanlı ailesiyle bu servete sahip çıkmak  isteyen batılı devletler, üzellikle de İngiltere arasında onlarca yıl  sürecek diplomatik ve hukuki çekişmenin temelini oluşturacaktı. </span></p>
<p><span><strong>İNGİLİZLER  NEZAKETTEN VAZGEÜİYOR</strong> </span></p>
<p><span>Nitekim  Osmanlı topraklarındaki İngiliz işgalini koordine eden Yüksek  Komiserlik, petrol kuyularının kontrolü konusunda Osmanlı varislerinin  itirazlarını dikkate alarak bir inceleme başlatmış, Londra&#8217;ya yazılan  raporda tüm tetkiklere rağmen mülklerin Osmanlı hazinesine  devredildiğine dair güçlü belgeler bulunamadığını itiraf etmişti. Konu  İngiliz yünetimince uzun süre bekletilmiş ancak varislerin itirazlarının  ardı arkası kesilmemişti. Varislere karşı nezaketi elden bırakmayan  Birleşik Krallık, Musul ve Kerkük vilayetlerinin tüm itirazlara karşı  Irak&#8217;a bağlanması konusunda Milletler Cemiyeti&#8217;nde nihai bir karar  aldırmak için her türlü baskı aracını kullandı. İngiltere  garantürlüğünde kurulan Irak Yüksek Mahkemesi de söz konusu mülklerin  Irak hükümetine ait olduğu yününde kesin bir karar aldı. Konu kapanmış  gibi gürünse de Avrupa&#8217;da ekonomik zorluklarla boğuşan Osmanlı ailesi  hukuki süreci bitirmemekte direniyordu. </span></p>
<p><strong><span>TÜRKİYE  DE İLGİLENMEDİ </span></strong></p>
<p><span>Kitapta  aktarılan belgelerden en ünemlisi de Irak petrolleri konusunda yeni  kurulan Türk hükümetinin tutumu. Mahmud Sami&#8217;nin aktardığına göre  Türkiye&#8217;nin konuyla ilgili tek müdahalesi, Abdülhamid&#8217;in Türk vatandaşı  olarak kalan üü eşinin veraset haklarıyla ilgili ricada bulunmaktan  ibaretti. Türkiye, İngiltere&#8217;den vatandaşlarının miras haklarının tahkim  yoluyla korunmasını yani pay verilmesini talep ediyordu. Ancak  İngiltere varisler için tahkime gitmeyi hiçbir zaman kabul etmedi. </span></p>
<p><span><strong>OSMANOĞULLARI  BÜLÜNÜYOR</strong> </span></p>
<p><span>Yıllara  yayılan hukuk mücadelesi Osmanlı ailesi içinde de çekişmelere sebep  oldu. Mahkeme masraflarından ve birbirinden habersiz aüılan davalardan  dolayı tartışan aile üyeleri petrol kuyuları konusunda ortak bir  mücadele yürütmeyi hiçbir zaman başaramadı. 1970&#8242;e kadar hiçbir netice  alınamayınca Mahmut Sami&#8217;nin ağabeyi Bahaeddin, ABD ve Fransa&#8217;nın da  desteğini alarak yeni bir hukuki süreç başlatmaya hazırlanıyordu. O güne  kadar Avrupa&#8217;nın çeşitli ülkelerinde Osmanlı malları için onlarca  günüllü şirket kurulmuştu. Üünkü dava kazanılırsa elde edilecek  milyonlarca sterlinden hukuk bürolarına düşecek olan pay avukatların  hayallerini süslüyordu. Ancak sonuçsuz kalan girişimler hukuüuları da  yıldırmış, Osmanlı ailesi mahkeme masraflarını karşılayamaz duruma  gelmişti. Destek arayışları ve yazışmalarla geçen yirmi yılın ardından  1998&#8242;de aile son bir deneme yapmaya karar verdi. Bir Amerikalı bir hukuk  şirketiyle irtibat kuran Bahaeddin Sami mahkeme masrafları için gerekli  olan 25 bin doları temin etmek için ailenin diğer üyeleriyle irtibata  geüti. Üünkü yalnızca 12.500 dolar toplayabilmişti ve ünemli varislerden  biri de Saffet Neslişah Sultan&#8217;dı. Ancak kensine sorulmadan bir hukuk  bürosunun işe başlamasına tepki gösteren Neslişah Sultan da kalan  meblağı üdemeyi reddedince 79 yıl boyunca sessiz sedasız süren  Abdülhamid&#8217;in petrolleri davası bir daha aüılmamak üzere kapandı. </span></p>
<p><span><strong>Osmanlı  mülkleri sahipsiz kaldı</strong> </span></p>
<p><span>Osmanlı  ailesinin mülkleriyle ilgili birçok davaya bakan avukat Ömer Küker&#8217;e  Abdülhamid&#8217;in petrol kuyularını ve ailenin on yıllarca sürdürdüğü hukuk  mücadelesini sorduk. Osmanlı mülklerinin Cumhuriyetin kuruluşundan bu  yana içinden çıkılamayan bir konu olduğunu söyleyen Küker&#8217;e göre, birçok  hanedan mensubunun aütığı sayısız davayla durum tam bir karmayaşa  dönüştü. Türkiye topraklarında bulunan gayrimenkullerin de yıllardır  mahkemelik olduğunu söyleyen Küker, karışıklığın sebebini olarak ülkenin  tüm topraklarının aynı zamanda hanedanın malı olmasını gösteriyor.  Ancak bunun yanı sıra Padişahlar ve aileleri ülke topraklarında şahsi  mülklere de sahip. 1924&#8242;ten sonra ülke toprakları hazinenin oldu ancak  hanedan üyelerinin şahsi mülkleri için tasfiye kararı alındı. Karar  uyarınca 1 yıl içinde satılacak mülklerden elde edilecek gelir aile  üyelerine üdenecekti. Ancak bu gerçekleşmedi. Birüok taşınmaz ya  sahipsiz kaldı ya da üüüncü kişilerin eline geüti. Bu karmaşanın hâlâ  devam ettiğini söyleyen Küker, Abdülhamid üzerinden miras yoluyla aileye  geçen Musul ve Kerkük petrolleri için hukuken bir şey yapılamayacağını  süylüyor. Üünkü impataratorluğun parçalandığı Cumhuriyetin kurulduğu  yıllarda oluşan siyasal karmaşa kendi hukukunu üretti. </span></p>
<p><span>Yeni  Şafak</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamid-hanin-petrol-kuyularina-ne-oldu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdülhamit Yahudilerle Filistin pazarlığı yaptı mı?</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamit-yahudilerle-filistin-pazarligi-yapti-mi</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamit-yahudilerle-filistin-pazarligi-yapti-mi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2010 09:16:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[2 inci abdul hamid han]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit marşı]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamitin yahudilere cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamit han uzak doğu üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamithan marşı]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamitin FİLİSTİN İÇİN ANTLAŞMA YAPTIMI]]></category>
		<category><![CDATA[abdul hamid]]></category>
		<category><![CDATA[abdül hamit bu ülkeye ne yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[abdül hamitin pazarlık]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid abd yardım]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid flistin için sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid han marş]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULHAMID YAHUDILERLE PAZARLIK]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit ciler]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamit e filistin için para teklif eden]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamit filistin]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamıt han filistin fotografları]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit han filistin yahudi ile pazarlık]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit han marşı]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit han pazarlık]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit han yahudi filistini satma]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit yahudi miras]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamit Yahudilerle Filistin pazarlığı yaptı mı?]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamithan marsı]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamitin rusyaya yazdığı mektup]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamitin yahudilere filistin cevabı]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamitin yanına gelen yahudiler]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamitten sonra osmanlıdan dış borç olarak filistin topraklarını isteyen kim]]></category>
		<category><![CDATA[aldülhamİ]]></category>
		<category><![CDATA[filistin abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[hamidiye su saat kaçta kapanır]]></category>
		<category><![CDATA[herzl abdulhamit]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamid Marşı]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamit'in Petrol Mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[ıı.abdulhamitin filistin politikası]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci abdülhamit hanın yahudilerle pazarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ingilterenin fotoğrafları engin]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı filistin slayt]]></category>
		<category><![CDATA[OSMANLI PAZARLIĞI]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı+yahudi+israil+kitap]]></category>
		<category><![CDATA[PAZARLIK]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlık 2.abdül]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlık abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlık abdülhamit han]]></category>
		<category><![CDATA[PAZARLIK KITABI NEREDE SATILIYOR]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlik kitabi sultan abdulhamid]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlik osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[pazarlik sultan abdulhamid]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdul hamid yahudilere karsi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülhamid Han ve Ermeni Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit han marşı]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamit kim]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülhamit Önemli]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamit ve filistin]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamit ve israil devleti]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamitten borçlar karşılığı yahudilere verilen cevap]]></category>
		<category><![CDATA[sultan vahdettinin yahudilere sattığı topraklar]]></category>
		<category><![CDATA[teador herzelin abdülhami de mektubu*]]></category>
		<category><![CDATA[Theodor Herzl hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Vahdettin Engin pazarlık kitabı yanlışlarla]]></category>
		<category><![CDATA[Vahdettin Engin-Pazarlik eseri indir]]></category>
		<category><![CDATA[www.sultan abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[yahudiler osmanlı padişahı para]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=66</guid>
		<description><![CDATA[14 Mayıs 1948&#8242;de kurulan İsrail&#8217;in ilk devlet başkanı David Ben Gurion kürsüde konuşurken, arkasında Dr. Theodor Herzl&#8217;in büyük boy fotoğrafı asılıydı. Abdullah Yavuz Altun&#8217;un yazısı 14 Mayıs 1948&#8242;de kurulan İsrail&#8217;in ilk devlet başkanı David Ben Gurion kürsüde konuşurken, arkasında Dr. Theodor Herzl&#8217;in büyük boy fotoğrafı asılıydı. İşte Kurtlar Vadisi Pusu&#8217;nun son bölümlerinde gösterilen &#8220;Pazarlık&#8221; isimli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2010/06/abdulhamidhan.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-67" title="abdulhamidhan" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2010/06/abdulhamidhan.jpg" alt="" width="295" height="200" /></a> 14 Mayıs 1948&#8242;de kurulan İsrail&#8217;in ilk devlet başkanı David Ben Gurion kürsüde konuşurken, arkasında Dr. Theodor Herzl&#8217;in büyük boy fotoğrafı asılıydı.</p>
<p><span id="more-66"></span></p>
<p><strong>Abdullah Yavuz Altun&#8217;un yazısı</strong></p>
<p>14 Mayıs 1948&#8242;de kurulan İsrail&#8217;in ilk devlet başkanı David Ben Gurion kürsüde konuşurken, arkasında Dr. Theodor Herzl&#8217;in büyük boy fotoğrafı asılıydı. İşte Kurtlar Vadisi Pusu&#8217;nun son bölümlerinde gösterilen &#8220;Pazarlık&#8221; isimli kitap Dr. Herzl&#8217;le Sultan Abdülhamit arasındaki görüşmeleri anlatıyor.</p>
<p>Vadi&#8217;ciler kızmasın ama kitabı tersten okumuşlar&#8230; Yahudilerin Osmanlı&#8217;yı nasıl böldüğünü değil, Abdülhamit&#8217;in Herzl&#8217;i nasıl oyaladığını işaret ediyor.</p>
<p>Pazartesi sabahı Gaz-ze&#8217;ye giden insanî yardım gemisi kana bulandı. Sivil bir inisiyatif olarak yol alan gemi, İsrail&#8217;in Gazze&#8217;ye uyguladığı ablukayı yarmayı hedefliyordu. Mavi Marmara&#8217;da Nazi rejiminin toplama kamplarından çıkmış bir Yahudi ve Nobel Barış Ödüllü bir aktivist de yerini almıştı. Yaşanan olaylar bir kez daha gözleri İsrail&#8217;in tarihine çevirdi. Yakın zamanda Yeditepe Yayınları&#8217;ndan çıkan Prof. Dr. Vahdettin Engin&#8217;in kaleme aldığı &#8220;Pazarlık&#8221; isimli kitabı, Sultan İkinci Abdülhamit&#8217;le 1900&#8242;lerin başında parayla toprak satın alarak bir Yahudi devleti kurmayı planlayan Dr. Theodor Herzl&#8217;in görüşmelerini ortaya çıkarıyor. Bu arada çok sayıda ezberi de bozuyor. Mesela, Yahudiler Abdülhamit&#8217;e Filistin karşılığında dış borçların ödenmesini taahhüt etti mi? Abdülhamit, Dr. Herzl&#8217;in tekliflerine karşılık neler önerdi? Düyun-u Umumiye&#8217;yi kurmak isteyen Padişah, Dr. Herzl&#8217;in &#8216;şirket kuralım&#8217; fikrine nasıl yaklaştı?</p>
<p>Abdülhamit&#8217;in siyaseti</p>
<p>19. yüzyılın sonlarında Osmanlı&#8217;yla İngiltere arasında önemli bir mücadele başlamıştı. Ortadoğu&#8217;da keşfedilen petrol pek çok Avrupalı ülkenin iştahını kabartırken, İkinci Abdülhamit&#8217;in uyguladığı &#8220;denge politikası&#8221; Batılı ülkeleri oyalıyordu. Aynı zamanlarda Yahudiler Avrupa&#8217;da ve Rusya&#8217;da kötü muamele görmeye ve toplumdan tecrit edilmeye başlamıştı. Bu ayrımcı hareketlere karşı Yahudi sermayedarlar ve dünyanın dört bir yanındaki lobiler harekete geçmiş, bir ismin etrafında toplanmıştı: Dr. Theodor Herzl. Budapeşte doğumlu Herzl&#8217;in yazdığı &#8220;Yahudi Devleti&#8221; isimli kitap, Siyonizm&#8217;in temellerini atıyordu. Rusya&#8217;da da, &#8220;Sion Âşıkları&#8221; isminde bir cemiyet kurulmuş ve Filistin&#8217;e yerleşmek üzere harekete geçmişti. Prof. Dr. Vahdettin Engin, İngiltere&#8217;nin emellerine ulaşmak için bir yandan Arap liderlere &#8220;Büyük Arap Devleti&#8221; vaat ettiğini, diğer yandan da Yahudilerle görüşerek onları himayesinde saydığını kaydediyor. Engin&#8217;e göre II. Abdülhamit, ilk olarak Yahudilerin Filistin topraklarında mal edinmesini ve oraya kontrolsüz yerleşmesini yasaklıyor. İkinci adım olarak da İngiltere&#8217;nin &#8220;himaye&#8221; kuvveti olmasını reddediyor ve Osmanlı topraklarındaki Yahudilere para yardımı yapıyor.</p>
<p>Osmanlı-Musevi şirketi fikri</p>
<p>İsviçre&#8217;nin Basel şehrinde 29 Ağustos 1897&#8242;de toplanan Yahudiler, Filistin topraklarını parayla satın almayı ve orada bir devlet kurmayı planlayan Herzl&#8217;i dinliyordu. Bu kongrede ayrılıkçı birçok fikir de ortaya çıkmıştı ama Prof. Dr. Engin&#8217;e göre Filistin&#8217;de doğacak bir İsrail devleti bu kongrede filizlendi. Herzl&#8217;in bundan sonraki planı II. Abdülhamit&#8217;le görüşerek Filistin&#8217;de iskân politikası uygulamaktı. Kitaptaki belgelere göre Herzl, Anadolu&#8217;da bir Osmanlı-Musevi şirketi kurmayı, böylece Osmanlı&#8217;da sanayi hamlesini gerçekleştirmeyi öneriyor. Bu teklif, Düyûn-u Umumiye&#8217;yi kurmaya ve devletin borçlarını yapılandırarak dış siyasette elini güçlendirmek isteyen Abdülhamit&#8217;e cazip geliyor. Ancak Engin, bu görüşmede Filistin&#8217;in pazarlık konusu edildiğine dair herhangi bir bilgi bulunmadığını tespit ediyor.</p>
<p>Bu arada Sultan Abdülhamit, Filistin&#8217;de Yahudi mülklerini kontrol altında tutuyor, sürekli bölgeden rapor istiyordu. Dr. Herzl&#8217;in Abdülhamit&#8217;e gönderdiği Fransızca bir mektupta- arşivlerde yanlış çevirisi olduğu ve tarihçiler de hep o çeviriyi kullandığı için &#8211; Abdülhamit&#8217;in Filistin&#8217;i Herzl&#8217;e teklif ettiği zannediliyor. Prof. Engin&#8217;e göre çevirideki hata düzeltilince, Abdülhamit&#8217;in Mezopotamya bölgesini önerdiği, Herzl&#8217;in Filistin konusunda bastırdığı anlaşılıyor. Engin, Herzl&#8217;in bu teklife sıcak baktığını ancak Siyonist Cemiyet&#8217;in Filistin ve Kudüs hususunda ısrarlı olduklarını anlatıyor. Kitapta düzeltilen bir başka mesele de Herzl&#8217;in dış borcun tamamı karşılığında Filistin&#8217;i istediği yönündeki bilgi. Herzl, kurmayı planladığı Osmanlı-Musevi şirketi sayesinde borçların yüzde 80&#8242;ini, ödeyeceğini vaat ediyor. Dahası, Engin&#8217;e göre Herzl&#8217;in zar zor kabul aldığı Padişah&#8217;tan Filistin&#8217;i isteyecek durumu yok. Zaten görüşmeyi de günlüğüne ayrıntılarıyla kaydetmiş.</p>
<p>Abdülhamit&#8217;e iki ilginç teklif</p>
<p>Dr. Herzl&#8217;in bu süreçte stratejik teklifi daha oluyor. Herzl, Avrupa&#8217;daki büyük gazetelerin Osmanlı hakkında olumlu haberler yapmasını sağlayabileceğini söylüyor. Ayrıca, Avrupa&#8217;da bulunan Jön Türklerin lideri Ahmed Rıza Bey&#8217;in suikastla ortadan kaldırılabileceğini vaat ediyor. Engin&#8217;e göre Abdülhamit&#8217;in kafasında başka planlar var. Avrupalı ülkelere karşı, borçları yapılandırmada Herzl&#8217;i koz olarak kullanırken, Filistin&#8217;e yerleşmek isteyen Yahudilerden de birinci ağızdan haber alıyor. Ancak Abdülhamit borçları yapılandırmayı başardıktan sonra Dr. Herzl&#8217;le görüşmeyi kesiyor. 1904&#8242;te de Herzl kalp krizinden ölüyor. Sonraki süreçte Abdülhamit&#8217;in tahttan indirilmesi ve İttihatçıların iktidara gelmesiyle bölgedeki Osmanlı hâkimiyeti de çekiliyor. Herzl&#8217;in hayali, ölümünden 44 sene sonra gerçekleşiyor. Abdülhamit sürgündeyken doktoru Atıf Bey&#8217;le sohbeti esnasında Yahudilere Filistin&#8217;de toprak satılmasıyla ilgili söylediği şu sözler de onun er ya da geç İsrail Devleti&#8217;nin kurulacağını öngördüğünü anlatıyor: &#8220;Para kuvveti her şeyi yapar. Onlar da bugün hükümet teşkil edecek değiller ya. Bu bir başlangıçtır. Gaye-i emeldir. Şimdide işe başlayıp birçok sene hatta bin sene sonra maksatlarına muvaffak olabilirler ve zannederim ki olacaklardır da.&#8221;</p>
<p>Zaman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamit-yahudilerle-filistin-pazarligi-yapti-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu tarihi gerçeği kaç kişi biliyor?</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/bu-tarihi-gercegi-kac-kisi-biliyor</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/bu-tarihi-gercegi-kac-kisi-biliyor#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 17:15:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[1474TUNUS]]></category>
		<category><![CDATA[2 nci abdulhamit han]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit yangında]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid 2]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamid adında kaç Osmanlı padişahı vardır?]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid adında kaç padişah var]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid gercekleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid torunlari]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid.com]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit çiftlik çukurova]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit hakkında kitap]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit hakkında yazılan kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit in torunlar hakkinda]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit kac yasında öldü]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamitin abd ye hediye ettiği]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamitin çiftliği]]></category>
		<category><![CDATA[ABDÜLHAMİTİN KARILARI VE COCUKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[aptül hamid nasıl öldürüldü]]></category>
		<category><![CDATA[bütün dünya kürt gerçeği biliyor]]></category>
		<category><![CDATA[ceyhan mercimek kasabasi göruntuleri]]></category>
		<category><![CDATA[ceyhan mercimek köyü resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[çukurova kaçla alıyor]]></category>
		<category><![CDATA[devlet toplum el ele tarihi kaçtır]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[fransa'ya posta kac ulasir]]></category>
		<category><![CDATA[gercek adanali kac kisi]]></category>
		<category><![CDATA[gercek osmanlı tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek tarihi belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[gerçek tarihimiz 2 ABDÜLHAMİT]]></category>
		<category><![CDATA[http://sultanabdulhamid.com]]></category>
		<category><![CDATA[iskra sultan]]></category>
		<category><![CDATA[marş]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy abdul hamid han]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy gercegi]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ve sultan abdulhamit]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahı kaç kişidir]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahları kac kişidir]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı tarihi gerçekleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli tarihi sultan abdul hamit]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı tarihinde Murat adında kaç. padişah]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlida kac sultan var]]></category>
		<category><![CDATA[padişahı Sultan II. Abdülhamit torunlari]]></category>
		<category><![CDATA[sebahattin arslan tarihçi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid albümü]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid araştırmaları]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamid gerçeği]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamid han mars]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamid marşı]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamit han mehter]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit için marş]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit.com]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Birinci Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid'in]]></category>
		<category><![CDATA[sultan ikinci hamit]]></category>
		<category><![CDATA[sultanabdulhamid]]></category>
		<category><![CDATA[sultanabdulhamid.com]]></category>
		<category><![CDATA[sultanlar kaç kişiliktir.]]></category>
		<category><![CDATA[tarihi kişi]]></category>
		<category><![CDATA[www.sultan kaçar]]></category>
		<category><![CDATA[www.sultanabdulhamid.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[Sultan Abdülhamit&#8217;in, yabancıların Çukurova&#8217;dan toprak satın almalarının önüne geçmek için 1 milyon 100 bin dönümlük araziyi devlet çiftliğine dönüştürdüğü ortaya çıktı. Adanalı Tarihçi Cezmi Yurtsever, arazileri devlet çiftliğine dönüştüren Sultan Abdülhamit&#8217;in 1909 yılında görevinden uzaklaştırılmasının ardından 1912 yılında çiftliğinin, Fransız şirketlere İttihat ve Terakki Partisi güdümündeki hükümet tarafından 75 yıl süreyle satıldığını söyledi. Satılan arazileri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-61" title="sultanabdulhamidhan2" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2010/01/sultanabdulhamidhan2-150x150.jpg" alt="sultanabdulhamidhan2" width="150" height="150" /> Sultan Abdülhamit&#8217;in, yabancıların Çukurova&#8217;dan toprak satın almalarının önüne geçmek için 1 milyon 100 bin dönümlük araziyi devlet çiftliğine dönüştürdüğü ortaya çıktı.</p>
<p><span id="more-60"></span>Adanalı Tarihçi Cezmi Yurtsever, arazileri devlet çiftliğine dönüştüren Sultan Abdülhamit&#8217;in 1909 yılında görevinden uzaklaştırılmasının ardından 1912 yılında çiftliğinin, Fransız şirketlere İttihat ve Terakki Partisi güdümündeki hükümet tarafından 75 yıl süreyle satıldığını söyledi.</p>
<p>Satılan arazileri ekip biçen köylülerin, bu duruma sert tepki gösterdiğine dikkat çeken Yurtsever, &#8220;1914&#8242;te başlayan Dünya Harbi sonrasında Fransa, askeri güç kullanarak Çukurova&#8217;yı işgal etmek ve çiftlik arazisine el koymak için Adana&#8217;ya geldi. Ancak, Kuvai Milliye&#8217;nin güçlü direnişi sonrası Fransızlar amacına ulaşamadan Anadolu topraklarını terk etmek zorunda kaldı. Abdülhamit, hain değil bir kahramandır.&#8221; dedi.</p>
<p>Cezmi Yurtsever, Osmanlı arşivinde Adana tarihi konusunda araştırma yaptığını belirterek &#8216;İrade-dahiliye, dosya-66, gömlek -27 numaralı&#8217; bir dosya içerisinde Osmanlı Türkçesi ve Fansızca olarak yazılı çok sayıda belge bulduğunu kaydetti. Yurtsever, &#8220;Belgelerden Osmanlı&#8217;dan alacaklı olan Fransız banker Vandeuvre ile iş ortaklığı yapan Süveyş Kanalı&#8217;nın açılmasına öncülük eden Lesseps ailesinin genç kuşak oğlu Leon&#8217;un 1912 yılında ihale yoluyla Çukurova&#8217;daki Padişah Abdülhamit, tarafından kurulan 1 milyon 100 bin dönümlük Mercimek Anavarza Çiftliğinin işletme ve mülkiyet haklarını 75 yıl süreyle 5 milyon altın Frank karşılığı satın aldıkları acı gerçeğini ortaya çıkardım.&#8221; dedi.</p>
<p>Çukurova&#8217;daki padişah çiftliğinin Fransızlara satılması karşısında Adana halkının &#8216;feryatnamesi&#8217; sayılan Padişah Mehmet Reşat&#8217;a gönderilmek üzere Adana Valiliği&#8217;ne dilekçe verildiğini kaydeden Yurtsever, &#8220;Dilekçede, &#8216;Çukurova çiftliğinin 75 sene müddetle bir Fransız şirkete verilmesi, bütün vilayet halkını ele muhtaç ve ızdırap çeker etmiştir. Biz Adanalılar bu meselede hayatımızı ve ümitlerimizi tehdit eden en kötü sonuçlar veren felaketlerin canlandığını görüyoruz. Evet daha önce Trablusgarp&#8217;ta yaşananlar ve sonra hala kızıl dumanlar altında yakılan mutluluklar, yırtılan servetlerle baştanbaşa bir kan ve ateş mahşeri olan Rumeli ve bahtı kara toprağın bu kötü geleceği göz önünde durur iken, artık yasacı nüfuzunun nasıl müthiş bir afet olacağını zan ederiz ki bizim de anlayacağımız vardır. Zaten üzülerek söyleyelim ki her tarafta olduğu gibi burada da elimizdeki sabanlardan ve onların işlediği ve işleyeceği topraklardan başka altı yüz senelik hakimiyetimizi gösterecek ve o canlı bir timsal olacak hiçbir şeyde, sanat ve ticarete ait en hayatsız bir köleye bile tesadüf edilemez. Bu acı gerçek artık saklı değil iken bir türlü anlayamıyoruz hakimiyetimizin kudret ve nişanesini zayıflatan, bize tarımda kazanç ve gelecek bırakmayan bu kadar zararlı ve tehlikeli işlere nasıl meydan veriliyor, bir türlü anlayamıyoruz&#8217;.&#8221; diye tepki gösterdiklerine dikkat çekiyor.</p>
<p>Çukurova&#8217;nın orta yerinde Anavarza kalesinden başlayarak Kozan-İmamoğlu yolu, Misis arası ve sonra da Yüreğir ovasını içine alarak Yumurtalık ve Karataş sahillerinden denize ulaşan 1 milyon 100 bin dönümlük Padişah Abdülhamit Çiftliği&#8217;nin Fransız bankerlere satılması bir anlamda ağır borç yükü altında bulunan Osmanlı Devleti&#8217;nin Adana&#8217;yı Fransızlara satması anlamına da geldiğine dikkat çeken Yurtsever, şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Fransız şirketine bağlı mühendis ve memurların Adana&#8217;ya gelerek arazi ölçümlerine başlamaları, Ceyhan-Mercimek yöresindeki 9 köy halkına topraklarını terk etme ihtarında bulunmaları üzerine Murat adında bir köylü tepkisini &#8216;Fransız memurların kafasına kurşun sıkarım, yapamazsam tutar Ceyhan nehrine kafasını sokarım&#8217; sözlerini içine alan telgrafı hükümete çekmesi üzerine topraklara el koyma çalışmaları durduruldu. Fransa ve Osmanlı hükümeti arasında Çukurova&#8217;daki arazileri kontrol sorunundan dolayı diplomatik mücadele yaşandı. Ve Fransa, Osmanlı Devleti&#8217;nin I. Dünya Harbi&#8217;ni kaybetmesi üzerine askeri gücünü kullanarak Adana&#8217;yı doğrudan işgal etti.&#8221;</p>
<p>Tarihçi Yurtsever, Adana&#8217;nın düşman işgalinden kurtulduğu 5 Ocak 1922 günü anısına Adana&#8217;nın satılması ile ilgili Osmanlı arşivindeki gizli belgeleri 4-9 Ocak 2010 tarihlerinde Adana Belediyesi Abidin Dino Parkı&#8217;nda sergi açarak acı gerçekleri kamuoyuna göstereceğini kaydetti.</p>
<p>Samanyoluhaber</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/bu-tarihi-gercegi-kac-kisi-biliyor/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzak Doğu&#8217;da bir Osmanlı Üniversitesi</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/uzak-doguda-bir-osmanli-universitesi</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/uzak-doguda-bir-osmanli-universitesi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Dec 2009 18:30:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[19. yüzyılda osmanlıda okul ve eğitim fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamit han uzak doğu üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid han]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit II üniversite cin]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit kaç okul yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit ünivertsy çin]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit zamanında çinli müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[ABDÜLHAMİTİN KARILARI VE COCUKLARI]]></category>
		<category><![CDATA[aksiyon dergisi 2. abdulhamit]]></category>
		<category><![CDATA[aksiyon dergisi osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Riza ve islam Osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[apdul hamit hoca]]></category>
		<category><![CDATA[Bursalı Hafız Hasan Efendi Hamidiye üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[cin osmanli üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[ÇİN'DE OSMANLI ESERİ]]></category>
		<category><![CDATA[çinde abdülhamidin okulu]]></category>
		<category><![CDATA[doğuda üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[doğudaki üniversitelerde görev yapmak avantajlımı]]></category>
		<category><![CDATA[en uzak üniverste]]></category>
		<category><![CDATA[eşini çinden alan osm padişahı]]></category>
		<category><![CDATA[Filipinler Osmanlı camii]]></category>
		<category><![CDATA[hamidiye üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAMİ VE OSMANLI MOTİFLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[istanbuldaki osmanlı üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy un abdülhamid düşmanlığının sebebi]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı 2 il gelene bir]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı bayrakları 2. abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[OSMANLI CIN ILISKILERI]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli cin iliskisi]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı karşıtı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahı abdulhamit kaç yılında yöneti]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[OSMANLI ÜNİVERSİTESİ]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı zamanında temsil heyeti secme]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlıda üniversite]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı\'da çince]]></category>
		<category><![CDATA[pekin de osmanli universitesi]]></category>
		<category><![CDATA[peking de abdulhamid universitesi]]></category>
		<category><![CDATA[seviye dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan 2. abdülhamid hanın asırlık projesi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid hakkında bilinmeyen gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamid II projeleri]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamid kurdugu okullar]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid ve deni]]></category>
		<category><![CDATA[sultan cin]]></category>
		<category><![CDATA[uzak dogu okul adları]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu oyunu]]></category>
		<category><![CDATA[uzak dogu unı]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu üniversitesi ingilizce bölümü]]></category>
		<category><![CDATA[uzak dogu universiteti]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğu üniversity]]></category>
		<category><![CDATA[Uzak Doğu'da bir Osmanlı Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğuda islam dini]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğuda olan üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğuda üniversite eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[uzak doğuda üniversite şartları]]></category>
		<category><![CDATA[uzakdoğu ile anlaşmalı üniversiteler]]></category>
		<category><![CDATA[uzaklardaki osmanlı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[Aksiyon dergisi, Abdulhamid Han tarafından Çin&#8217;in başkenti Pekin kentinde 1908&#8242;de yılında yaptırılan Hamidiye Üniversitesi&#8217;nin bilinmeyen hikâyesini yazdı… II. Abdülhamid döneminde dünya üzerinde ulaşılmadık Müslüman coğrafya kalmamıştı neredeyse. Abdülhamid Han, bir taraftan Osmanlı&#8217;yı yeniden imar etmiş, diğer taraftan Filipinler&#8217;e kadar uzanıp Müslümanların sıkıntılarını gidermişti. Pekin&#8217;de 1908&#8242;de kurdurduğu ve hâlâ ayaktaki Hamidiye Üniversitesi onun Çin&#8217;e vurduğu mühürdü. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-58" title="hamidiye_universitesi" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/12/hamidiye_universitesi-150x150.jpg" alt="hamidiye_universitesi" width="150" height="150" /> Aksiyon dergisi, Abdulhamid Han tarafından Çin&#8217;in başkenti Pekin kentinde 1908&#8242;de yılında yaptırılan Hamidiye Üniversitesi&#8217;nin bilinmeyen hikâyesini yazdı…</p>
<p><span id="more-57"></span>II. Abdülhamid döneminde dünya üzerinde ulaşılmadık Müslüman coğrafya kalmamıştı neredeyse. Abdülhamid Han, bir taraftan Osmanlı&#8217;yı yeniden imar etmiş, diğer taraftan Filipinler&#8217;e kadar uzanıp Müslümanların sıkıntılarını gidermişti.</p>
<p>Pekin&#8217;de 1908&#8242;de kurdurduğu ve hâlâ ayaktaki Hamidiye Üniversitesi onun Çin&#8217;e vurduğu mühürdü. Aksiyon dergisi, Hamidiye Üniversitesi&#8217;nin bilinmeyen hikâyesini yazdı… İşte, güncel fotoğraflar ve görüntülerle binlerce kilometre uzaklıktaki asırlık Osmanlı üniversitesinin hikâyesi…</p>
<p>108 YIL ÖNCE İSTANBUL&#8217;DAN İLK HAREKET…</p>
<p>28 Nisan 1901&#8242;de İstanbul&#8217;dan sesiz sedasız yola çıkan, İzmir ve İskenderiye&#8217;ye uğrayıp Kızıldeniz&#8217;i aşarak Uzak Doğu&#8217;ya yönelen Nemçe (Avusturya) vapuru Batı&#8217;nın bölgedeki ajan ve diplomatlarını hareketlendirmişti. Vapur henüz Çin&#8217;e ulaşmadan Pekin&#8217;deki Batılı sefaretler başkentlerine kriptolu mesajlar gönderir: &#8220;İstanbul&#8217;daki &#8216;kurnaz Sultan&#8217; Çinli Müslümanları kendine çekmek üzere yeni hamlelere girişti. 9 kişilik temsil heyeti Çin&#8217;e geliyor.&#8221; Osmanlı temsil heyeti uzun ve meşakkatli bir yolculuğun ardından Çin&#8217;e ulaştığında, bölgede âdeta bayram havası eser. Şanghay Limanı&#8217;na gelen vapuru görmek isteyen Çinli Müslümanlar izdihama yol açar. Sadece Batılı gazeteler değil, tüm dünya basını bu kritik ziyarete geniş yer verir o tarihlerde.</p>
<p>Çin yönetimi, ülkelerine gelen Osmanlı heyetini memnuniyetle karşılasa da, o dönemde bu ülkeyi sömüren Batılı ülkeler tedirgindi. Bizzat Sultan II. Abdülhamid tarafından görevlendirilen Mirliva (Tuğgeneral) Enver Paşa&#8217;nın hangi amaçla Çin&#8217;e geldiğini merak ediyorlardı. Hâliyle paşa, ikinci eşi, iki kâtip, iki âlim, iki asker ve uşaklardan oluşan heyet yaklaşık 4 ay süren ziyaret boyunca Batılı ajan ve elçilerin çemberindeydi. Akıcı Fransızcası, etkileyici hitabetiyle Enver Paşa, Çinli Müslümanlar ve yabancı elçilere II. Abdülhamid&#8217;in barış mesajlarını getirmek için geldiklerini söylüyordu. Ama Batılılar bu açıklamayı pek inandırıcı bulmamıştı.</p>
<p>Haddi zatında ziyaretin görünen sebebi Çin&#8217;de son yıllarda patlak veren, özellikle sömürgeci Alman ve İngilizleri hedef alan ayaklanmaları yatıştırmaktı. Zira, 1901&#8242;deki Boxer isyanında, Pekin&#8217;deki Alman Büyükelçisi Kettler sokak ortasında öldürülüp cesedi sürüklenince dönemin Alman İmparatoru Kaiser II. Wilhelm, hususi ilişkisi bulunduğu II. Abdülhamid&#8217;den yardım istemiş, aralarında Müslümanların da bulunduğu isyancıları bastırmak üzere Çin&#8217;e birlik göndermesini talep etmişti. Çin&#8217;i cezalandırmak isteyen bazı Batılı devletler karma birlik de gönderir bu dönemde. Ancak 30 milyonluk Osmanlı, o dönemde tahmini 50-60 milyon Çinli Müslüman&#8217;ın (toplam nüfus 500 milyon) tepkisini çekmemek için bu ülkeye askerî birlik göndermekten geri duruyordu. Bununla birlikte Batı&#8217;yla kurduğu dengeleri koruma arzusundaydı; özelikle Almanlarla olanı.</p>
<p>Diplomasideki mahareti bilinen II. Abdülhamid, hem Osmanlı-Alman ilişkilerini zedelemeyecek hem de Çinli Müslümanları İstanbul&#8217;a meylettirecek bir formül buldu. Şeyhülislam Cemaleddin Efendi&#8217;nin de oluruyla &#8216;Nasihat Heyeti&#8217; adı altında dokuz kişiden oluşan bir temsilci grubunun Çin&#8217;e gönderilmesini istedi. Sultan, bu kritik göreve, Yıldız&#8217;ın parlak subaylarından Enver Paşa&#8217;yı seçti. Yanına Kurmay Binbaşı Nâzım Bey verildi. Heyette ayrıca din adamı sıfatıyla Mustafa Şükrü Efendi yer aldı (rahmetli başbakanlardan Bülent Ecevit&#8217;in dedesi).</p>
<p>BATILI AJAN VE ELÇİLER HEYETİ TAKİP ETTİ</p>
<p>Devlet hazinesinden karşılanan 500 Türk lirasıyla yola çıkan ve bir ay süren yorucu seyahatin ardından mayıs (1901) başında Şanghay Limanı&#8217;na ulaşan Türk heyeti, sadece bu kentteki Müslümanlarla görüşmekle kalmamış, Çinli Müslümanların yoğunlukta olduğu bölgelere geziler düzenlemişti. Heyet, bu tür buluşmaları fırsat bilip &#8216;Müslümanların Halifesi&#8217; sıfatıyla II. Abdülhamid adına yazılan ve Çinceye tercüme edilen beyannameler dağıtır. Cuma namazlarına iştirak edip Sultan adına hutbeler okutur. Batılı elçiler, heyetin &#8216;ayaklanmaları yatıştırma&#8217; gibi bir misyonu olmadığını, giriştiği faaliyetlerde Çinli Müslümanları Halife Abdülhamid himayesinde toplamaya çalıştığını görünce Enver Paşa ve grubuyla teması keser. Hatta Batılılar bu duruma o kadar içerler ki Enver Paşa&#8217;yı karşılayan Alman elçisi bile bir daha uğramaz heyetin yanına.</p>
<p>II. Abdülhamid&#8217;in Batı&#8217;yı bir kez daha oyuna getirdiğini düşünen Pekin&#8217;deki Fransız Büyükelçisi, 4 Haziran 1901&#8242;de Paris&#8217;e şu mesajı geçer: &#8220;Sayın Bakan, Zât-ı âlileri, mektubuna ek olarak, Sultan tarafından Çin Müslümanlarıyla ilişki kurmak üzere görevlendirilmiş olan Türk heyeti konusundaki genelgeyi bulacaklardır… Şimdiki şartlar muvacehesinde, Alman hükûmeti tarafından tavsiye edildiği söylenen bu konudaki Bâb-i Ali niyetlerini öğrenmekte fayda mülâhaza ediyorum. Kouang-Si, Kouang-Tong ve özellikle Müslümanların yoğun olduğu Yunnan&#8217;da gelişen bir Pan-İslamist hareket tehlikeli olabilir ve ben neye mal olursa olsun, İstanbul&#8217;daki elçimizden Enver Paşa heyetinin gayesi hakkında bilgi elde etmeye çalışacağım… Bizim Hindo-Çin&#8217;deki sömürgelerimize komşu olan bölgelerde çok sayıda Müslüman olması hasebiyle, bu heyet, çok yakından izlememiz gereken Pan-İslamist temayüllerin bir işareti olabilir… Şanghay&#8217;da konaklayan heyetin gerçek</p>
<p>Yaklaşık 4 ay süren bu kritik sefer sırasında Enver Paşa ve heyeti maddi sıkıntılar yaşar. Batı karşıtı Ruslar bu fırsatı kaçırmaz, heyetin yardımına koşar. Enver Paşa&#8217;nın ikinci eşinin Avusturyalı olması onlara avantaj sağlar. Çin&#8217;deki Avusturya sefareti de Türk heyetine destek verir. Enver Paşa, dönüş hazırlığına başladığı günlerde, Rus Çarı&#8217;ndan bir telgraf alır. Çar, Enver Paşa&#8217;yı Rusya&#8217;ya davet etmektedir. İstanbul&#8217;dan alınan onayın ardından Çin&#8217;den Rusya&#8217;ya geçilir. Heyet orada da ilgiyle karşılanır.</p>
<p>Osmanlı&#8217;nın, sömürgeci Batı güçleri karşısında, İslam ülkelerinden alacağı destekle ayakta kalabileceğini hesaplayan Halife II. Abdülhamid, heyetin ardından Çinli Müslümanlarla kurulan bağları geliştirmekten geri durmaz. Bu amaçla Enver Paşa&#8217;nın ardından, en gözde adamı Muhammed Ali&#8217;yi (bazı kaynaklara göre en iyi hafiyesi) 1902 yılında gizlice Çin&#8217;e gönderir. Molla giyinişli, &#8216;turist âlim&#8217; imajını kullanarak Çin&#8217;in iç kısımlarında gezen Muhammed Ali, Müslümanlarla ciddi bağlantılar kurar. Arapça ve İngilizce bilmesi bu noktada çok etkili olur. İkna ettiği Müslüman ailelerin çocuklarını İstanbul&#8217;a eğitime gönderir. Muhammed Ali, bir taraftan ihtiyaç sahibi Çinli Müslümanlara İstanbul&#8217;dan gelen maddi yardımları dağıtırken, diğer yandan bölgedeki gelişmeleri sık sık yolladığı raporlarla Yıldız&#8217;a aktarır. Sultan II. Abdülhamid bu raporları, 500 milyonluk ülkedeki 50-70 milyon Müslüman&#8217;ı İstanbul&#8217;a bağlamak için geliştirdiği stratejilerinde kullanıyordu. Muhammed Ali, o dönemde Çinli Müslümanların itibar ettiği İmam Wang Haoren ile temasa geçer. İmam Haoren&#8217;e Osmanlıyı ve Sultan Abdülhamid&#8217;in İslam dünyasında hayata geçirmek istediği projeleri anlatır.</p>
<p>Çin&#8217;de o dönemin önemli Müslüman âlimlerinden biri olarak gösterilen İmam Wang Haoren (1848-1919), medresedeki eğitim ve öğretimin geliştirilmesi fikrini savunuyordu. Daha önce sadece Arapça eğitim veren Çin&#8217;deki Müslüman medreselere Çin kültürü ve Çince derslerini ilk dâhil eden de yenilikçi İmam Haoren oluyor. Haoren&#8217;nun adı Çin tarihinde &#8216;köprüleri birleştiren eğitmen&#8217;, &#8216;sosyal aktivist&#8217; sıfatlarıyla anılıyor.</p>
<p>Haoren, kendisine ulaşan bu gayriresmî Osmanlı elçisinden ve modern eğitim seferberliğine girişen II. Abdülhamid&#8217;den çok etkilenir. 1906&#8242;da talebesi Ma Debao ile çıktığı hac ziyaretinin ardından Mekke&#8217;den İstanbul&#8217;a geçer. II. Abdülhamid tarafından çok sıcak karşılanır. Haoren, İstanbul&#8217;da bulunduğu günlerde, Osmanlı eğitim sitemini inceler, İslam konusundaki hassasiyetleri gözlemler. Tespit ettiği farklıkları not alır. Çin&#8217;e döndüğünde sohbet ve hutbelerinde Osmanlı&#8217;dan, Sultan ve Türklerin Müslümanlığından bahseder.</p>
<p>II. Abdülhamid, İstanbul&#8217;a kadar gelen bu Çinli kanaat önderini eli boş göndermez. O dönemde Çin&#8217;de İslami eser pek bulunmadığı gerekçesiyle Haoren&#8217;e binin üzerinde kitap hediye eder ve bunları diğer Çinli âlimlerle paylaşmasını ister. Çinli kaynaklar bu eserlerden birkaçının günümüze ulaştığını ifade ediyor. II. Abdülhamid, İmam Haoren&#8217;e Pekin&#8217;de bir üniversite açma düşüncesinden bahseder. Modern eğitim yanlısı Haoren bu konuda Sultan&#8217;a elinden gelen her türlü yardımı sağlayacağını belirtir.</p>
<p>İstanbul&#8217;daki buluşmanın ardından henüz bir yıl geçmiştir ki Haoren&#8217;in kapısı çalınır. II. Abdülhamid&#8217;in okul açmak için Pekin&#8217;e gönderdiği iki Osmanlı muallimi ondan katkı beklemektedir. Yunnan bölgesindeki Müslümanların imamı Haoren, Muallim Ali Rıza Efendi ile Muallim Bursalı Hafız Hasan Efendi&#8217;yi Niujie Camii&#8217;ne götürür. Burada cemaate 10 bin kilometre öteden gelen bu Türk muallimlerin okul açma planını anlatır. O dönemde Niujie Camii Müslümanların buluşma mekânıdır. Çinli Müslümanlar bu caminin arka bahçesini Türk hocalara verir. Burada boş tutulan bir bina onarılır, yanına iki derslik daha inşa edilir. Çinli Müslümanlar Osmanlı bayrağının dalgalandığı derslikleri bir an önce faaliyete geçirmek için yardımcı da olur Türklere. İstanbul&#8217;dan gelen direktife bölgede Müslüman âlime duyulan ihtiyaç eklenince okulun üniversite seviyesinde açılmasına karar verilir.</p>
<p>Bir yıl süren çalışmaların ardından, 1908&#8242;de gözyaşları ve dualarla açılır Dâru&#8217;l-Ulûmi&#8217;l-Hamidîyye (Pekin Hamidiye Üniversitesi). Okul kısa zamanda Osmanlı-Çin ilişkilerinde bir doping etkisi oluşturur. Bir bakıma iki toplumu birbirine bağlar. II. Abdülhamid Han&#8217;ın 19. yüzyılın imkânlarıyla, Batı&#8217;nın düşmanlığına rağmen dünyanın öbür ucunda açtırdığı bu eğitim müessesesi Çinli Müslümanları İstanbul ve Halife&#8217;ye bağlar âdeta.</p>
<p>Okulun açılmasının ardından Çin&#8217;de değişen atmosferi Paris&#8217;e şöyle bildiriyordu Fransa&#8217;nın Pekin Büyükelçisi: &#8220;1908&#8242;de II. Abdülhamid adına açılan ve kapısında Osmanlı bayrağı dalgalanan eğitim müessesesinin ardından Çin&#8217;de yaşayan Müslümanlar yalnız Abdülhamid&#8217;den bahsetmekte ve ona övgülerde bulunmaktadır. Şüphe yoktur ki bu neticeler İslam dininin öğrettiği erdem ve faziletin bir neticesidir.&#8221;</p>
<p>Pekin Huizu (Çin Müslümanları) Tarih ve Kültür Araştırma Bölümü Başkanı Yang HaiHaipeng, o günkü şartlarda Hamidiye Üniversitesi&#8217;nin açılmasını mühim bir olay olarak değerlendiriyor. Tarihçi HaiHaipeng, aradan geçen 101 yıla rağmen okulun dersliklerinin Çinli Müslümanların hassasiyeti sayesinde ayakta kalabildiğini belirtiyor: &#8220;1907&#8242;de İstanbul&#8217;dan gelen iki Türk hoca, İmam Haoren ile görüşüp o zamanki adıyla bir &#8216;İslami Öğretmen Yetiştirme Enstitüsü&#8217;nü inşaya girişir. Türk kaynaklarında Hamidiye Üniversitesi olarak geçen, Pekin&#8217;deki Niujie Camii&#8217;nin arkasındaki bir dönüm alan üzerinde bulunan bu 3 sınıflı okul bugün hâlâ ayakta.&#8217;</p>
<p>1908&#8242;in sonunda henüz bilinmeyen bir sebepten ötürü Türk hocalar Çin&#8217;den ayrılınca, üniversiteye bölgedeki Müslümanlar sahip çıkar. Bir müddet sonra hoca yokluğundan üniversite ilkokul olarak kullanılır. Ancak 1949&#8242;daki Mao devriminin ardından Arapça ve dinî eğitime son verilir, sadece Çince eğitime imkân tanınır. Sultan II. Abdülhamid Han&#8217;ın kurdurduğu Hamidiye Üniversitesi&#8217;nin bir dersliği bugün hâlâ faaliyette. Cami cemaati isteyen gençlere gönüllü olarak din dersi veriyor bu sınıfta. Zira, okulun yaşına rağmen sınıfların durumu oldukça iyi. Zaman içinde okuldaki Osmanlı motifleri silinse de İslami mimari olduğu gibi duruyor.</p>
<p>Aksiyon</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/uzak-doguda-bir-osmanli-universitesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yıllarca topluma yanlış lanse edildi</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/yillarca-topluma-yanlis-lanse-edildi</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/yillarca-topluma-yanlis-lanse-edildi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Dec 2009 00:02:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[1474]]></category>
		<category><![CDATA[1474TUNUS]]></category>
		<category><![CDATA[2.sultan abdul han nezaketi]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid han]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit hakkında eser]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy abdulhamit hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy sultan abdulhamid]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[yangın]]></category>
		<category><![CDATA[Yıllarca topluma yanlış lanse edildi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[Tarihçi araştırmacı yazar Mustafa Armağan, son yüz yılda Sultan ikinci Abdulhamit üzerinden, Osmanlı devletinin yıpratılma ve karalama kampanyası sürdürüldüğünü söyledi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Kulübü&#8217;nün davetlisi olarak Erzurum&#8217;a gelen Mustafa Armağan, Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi&#8217;nde,&#8217;Ulu Hakan Sultan İkinci Abdulhamit Han&#8217; konulu konferans verdi. Armağan, Sultan Abdulhamit&#8217;i, yüzyılın tam ve gerçek olarak keşfedemediği bir siyasetçi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-55" title="abdulhamidhan7" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/12/abdulhamidhan7-150x150.jpg" alt="abdulhamidhan7" width="150" height="150" /> Tarihçi araştırmacı yazar Mustafa Armağan, son yüz yılda Sultan ikinci Abdulhamit üzerinden, Osmanlı devletinin yıpratılma ve karalama kampanyası sürdürüldüğünü söyledi.</p>
<p>Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Kulübü&#8217;nün davetlisi olarak Erzurum&#8217;a gelen Mustafa Armağan, Büyükşehir Belediyesi Kültür Merkezi&#8217;nde,&#8217;Ulu Hakan Sultan İkinci Abdulhamit Han&#8217; konulu konferans verdi.<span id="more-54"></span></p>
<p>Armağan, Sultan Abdulhamit&#8217;i, yüzyılın tam ve gerçek olarak keşfedemediği bir siyasetçi ve devlet adamı olduğunu belirtti. Sultan ikinci Abdulhamit&#8217;in yüksek maneviyatı, nezaketi, devlet adamlığı dehasıyla Osmanlı devletinin son dönemine damgasını vuran yüce bir şahsiyet olduğuna vurgu yapan Armağan, &#8220;Böylesine büyük bir dava ve devlet adamı olan İkinci Abdulhamit&#8217;i maalesef yanlış ve yanlı olarak yıllarca topluma lanse ettiler. Amaç bu büyük devlet adamı yüce hakan üzerinden Osmanlı&#8217;yı karalamak, yıpratmak ve kötülemekti.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Dış ve iç politikada dirayetli bir hakan olan Sultan Abdulhamit&#8217;in Osmanlı devletini 33 yıl hiç bir savaşa sokmadan, dünya dengelerini elinde bulundurduğuna da değinen Mustafa Armağan,&#8221;Yedi düvele karşı kurtlarla dans eden bu yüce hakan Osmanlı&#8217;nın son dönemlerinde dünya dengelerini elinde bulundurmuş bir siyasi dehadır.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Sultan İkinci Abdulhamit Han&#8217;ın eğitime, sağlığa ve bilime de büyük önem verdiğini sözlerine ekleyen Armağan, bu amaçla, Osmanlı&#8217;nın Türkiye Cumhuriyeti devleti sınırları içerisinde kalan toprakları üzerinden 5 bin eğitim kurumu yaptırdığını, Balkanlar, Akdeniz ve Afrika ülkeleriyle bu rakamın 25 bine ulaştığını kaydetti.</p>
<p>Armağan, konferansın sonunda okurlarıyla sohbet edip, kitaplarını imzaladı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/yillarca-topluma-yanlis-lanse-edildi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdülhamid’in ağzından Ermeni meselesi</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamid%e2%80%99in-agzindan-ermeni-meselesi</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamid%e2%80%99in-agzindan-ermeni-meselesi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 23:25:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[1903 selanik ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdulhamıt ve ermenı meselesı arasındakı savaş sonucu]]></category>
		<category><![CDATA[500kuruş]]></category>
		<category><![CDATA[abdül hamit dönemi saray çalışanlarının isim listesi]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid ermeni yardım]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid ermenilere ne yaptı]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamid'in ağzından Ermeni meselesi aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamidin annesi ermeni mi]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhamid’in ağzından Ermeni meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit 500 kuruş]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit ermeni aksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit kaç defa evlendi]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULHAMİT VE TERRELL]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit zamanı bakanlar kurulu ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[AGOP EFENDİ]]></category>
		<category><![CDATA[Babam Sultan Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[balyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni annesi olan osmanli sultani]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni isimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi 2. abdülhamit]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi dergi isimleri neler olabilir]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi ve 2. abdulhamit]]></category>
		<category><![CDATA[ermeni meselesi ve ikinci abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[ermenilerin agzindan]]></category>
		<category><![CDATA[I.Abdülhamit ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamid ve Ermeni sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[İKİ KEZ GÖMÜLEN OSMANLI PADİŞAHI]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci abdülhamit ve ermeni meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbulda ölen ermenilerin isim listesi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbuldaki sultanların isimlerini listele]]></category>
		<category><![CDATA[marş]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy ermeni asıllı]]></category>
		<category><![CDATA[mihran efendi abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[mize köyü ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[o kadar ermeni nasil avrupaya gitti]]></category>
		<category><![CDATA[paşa aptul hamit ailesi]]></category>
		<category><![CDATA[roportaj abdulhamid aksiyon dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülhamid Han ve Ermeni Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid in katibi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamit ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit ve ermeni meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdulhamit ve ermeni sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit ve ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[sultanabdulhamid.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=46</guid>
		<description><![CDATA[Abdulhamid 1893&#8242;te ABD Büyükelçisi ile Ermeni sorununu görüşmüş. İşte Abdülhamid hanın ağzından çok çarpıcı Ermeni röportajı ve hükümette çalışan Ermenilerin isimleri&#8230; 1893’te ABD Büyükelçisi Terrell’i kabul eden Sultan Abdülhamid, Saray’daki Ermeniler ve Ermeni meselesiyle ilgili düşüncelerini aktarmış. 1897’de yayımlanan görüşme, hariçteki ‘kışkırtmayı’ yansıtıyor. Mesut ÇEVİKALP / Aksiyon dergisi 1893-1896 arasında ABD Büyükelçisi olarak İstanbul’da görev [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-47" title="abdulhamidhan2" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/10/abdulhamidhan2-150x150.jpg" alt="abdulhamidhan2" width="150" height="150" /> Abdulhamid 1893&#8242;te ABD Büyükelçisi ile Ermeni sorununu görüşmüş. İşte Abdülhamid hanın ağzından çok çarpıcı Ermeni röportajı ve hükümette çalışan Ermenilerin isimleri&#8230;</p>
<p><span id="more-46"></span>1893’te ABD Büyükelçisi Terrell’i kabul eden Sultan Abdülhamid, Saray’daki Ermeniler ve Ermeni meselesiyle ilgili düşüncelerini aktarmış. 1897’de yayımlanan görüşme, hariçteki ‘kışkırtmayı’ yansıtıyor.</p>
<p>Mesut ÇEVİKALP / Aksiyon dergisi</p>
<p>1893-1896 arasında ABD Büyükelçisi olarak İstanbul’da görev yapan Alexander Watkins Terrell’e (1827-1912) ait bu yazı, Terrell’in İstanbul’da bulunduğu sırada Sultan II. Abdülhamid’le yaptığı bir görüşmeyi yansıtıyor. Eşiyle birlikte Yıldız Sarayı’na kabul edilen Büyükelçi Terrell, o dönemde sınırlı sayıda yabancıya nasip olan bu olayın tüm ayrıntılarını Century Magazine isimli dergiye (aylık) yazmış. Sultan’a yönelttiği sorulara aldığı cevapların yanı sıra İstanbul, Yıldız Sarayı ve Sultan’a ait izlenimlerine de yer veriyor Terrell. 6 sayfalık metin, derginin Kasım 1897 sayısında yayımlanmış. Bahse konu dergi, ABD Kongre Kütüphanesi’nde kamuya açılmış. Terrell, yazısının büyük bölümünü o günlerde Batı’da tartışılan Osmanlı Ermenilerine ayırmış. II. Abdülhamid ile Osmanlı devletinin meseleye yaklaşımını bizzat Sultan’ın ifadeleriyle aktarmış. Görüşme 1890’larda gerçekleştiği için, Ermeni meselesinin Avrupa ve ABD’de nasıl algılandığını, dönemin diaspora Ermenileri ile onları destekleyen Hıristiyan misyonerlerin tutumlarını yansıtıyor. Yani 1915’e uzanan sürecin sinyalleri değerlendiriliyor. Hem de Sultan Abdülhamid’in verdiği cevaplar, örnekler üzerinden&#8230;</p>
<p>New York’ta 1880’de kurulan ve 1930’a kadar yayınını sürdüren Century Dergisi’nde ‘Sultan Abdülhamid ile Röportaj’ başlığıyla verilen yazının diğer önemli noktaları şöyle:</p>
<p>Sebep ne olursa olsun, kesin olan bir şey var ki Sultan’ın kendisinin ve davranışlarının Amerikan basınında yer alan yansımaları genellikle yanlışlar ve suçlamalarla doludur.</p>
<p>Sultan, Osmanlı’da son zamanlarda yaşanan kargaşaların, ABD basını tarafından hiçbir zaman doğru bir şekilde verilmediğini söyledi ve kendisinin söyleyeceklerini Amerikan halkının bilmesini sağlayacağımı umduğunu belirtti. Ardından şöyle devam etti: “Tatarlar ve Perslerin sürekli işgalleri altında ezilmiş olan Ermeniler çok büyük sayılarda göç etmeye başladılar ve Osmanlı idarecilerinden korunma elde ettiler. Onlara nazikçe ve misafirperverane davranıldı. Sürekli olarak savaş içerisinde olan hiçbir ülke, endüstriyel ve ticari bir arayışın peşine düşemez. Bu yüzden ilk sultanlar hep fetihle meşgulken, tüm ticari alanlar ve üretim alanları Hıristiyanlar, başlıca da Ermeniler tarafından tekelleştirildi. Dinlerine karşı da hoşgörü gösterildi, Müslümanlar Allah’a ibadet eden bütün dinlere karşı müsamahakârdır. Böylece Ermeniler gelişti ve dört yüzyıl boyunca Osmanlı idaresi altında kaldılar. Osmanlı İmparatorluğu’nun bankacıları, üreticileri ve müteahhitleri oldular. Tarihî kiliselerinde ve manastırlarında açık bir şekilde ibadet ettiler, ihtiyaç olduğunda da yeni ibadethaneler inşa ettiler.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim, zulmü yasaklamışken ve savaş hâlleri dışında Allah’a inananların korunmasını şart koşarken, bir Müslüman dinî sebeplerle bir Ermeni’yi nasıl öldürebilir?</p>
<p>Sultan, Ermenilerin başına gelen felaketlerin sebebinin dinleri olmadığı hususunda bazı deliller sundu: “Babam Sultan Abdülmecid tarafından Ermeni asıllı olan Dadian’a, kraliyete ait bir barut fabrikasının kontrolü teslim edilmiş. Biz çocukken babamın, beni ve kardeşimi Dadianların evine götürdüğünü ve orada iki gece uyuduğumu hatırlıyorum. Babam Sultan Mecid, Dadian’ı memnun etmek için ona evinin bitişiğinde büyük bir arsa da verdi. Kendi imkânlarıyla burada bir kilise inşa ettirdi ki soğuk havalarda buraya gidebilsin, ibadetini yerine getirebilsin. Bir Ermeni olan Kuetzroglian, sarayın tüm giyim, mücevher, mobilya işleriyle ilgilenmek için görevlendirilmişti. Bizim büyük bir gözdemiz olmuştu. Boğaz’da Asya tarafında bir evi vardı ve çok zengin olmuştu. Kraliyete ait darphanenin tüm sorumluluğu Agop Efendi adlı bir Ermeni’deydi. Zenginlik elde etmeyi çok iyi biliyordu, kendisi de çok zengindi. Bir diğer Ermeni, Gümüşgerdan, saray kadınlarının giyimlerinden sorumluydu. Hâlâ burada yaşıyor ve oldukça zengin. Ermeni Balyanlar, babadan oğla geçen bir gelenekle Osmanlı sultanlarına nesiller boyunca saraylar inşa ettiler. Dolmabahçe, Çırağan, Beylerbeyi, Yıldız ve benzeri… Bunlardan biri de şimdi benim mimarım. Ermeni Bakan Artin Paşa babamın Dadian’a verdiği Beşiktaş’taki büyük evde yaşıyor. Bayındırlık işlerini idareden sorumlu bakanım Michael Efendi de bir Ermeni. Bütün kamu arazilerinin ve bana ait gayrimenkullerin kontrolü onun elinde. Birçok Ermeni, onun isteğiyle ve benim onayımla ofiste tutulmaktadır. Size burada çalışanların isimlerinin ve aldıkları maaş miktarının listesinin verilmesini sağlayacağım (Yandaki liste).”</p>
<p>“Ermeni bir ciltçi geçtiğimiz ağustos ayında şehirde yaşanan kargaşalardan sonra Amerika’ya kaçtı. Bana bir mektup yazdı, İngilizce bilmediğinden dolayı iş bulmakta zorlandığını ve geri dönmek istediğini söylüyordu. Şimdi Hıristiyanlar, benim söyleyeceklerime çok zor inanıyorlar, bu adamın geri dönebilmesi için kendisine bin frank gönderilmesi talimatını verdim.”</p>
<p>Sultan, kendi hükûmeti veya halkının hiçbir Hıristiyan’ı dinî inançlarından dolayı cezalandırmadığını defalarca tekrar etti.</p>
<p>Sultan’a misyoner Cyrus Hamlin’in Aralık 1893’te Independent’te yer alan; Ermeni devrimcilerin kendi halklarına karşı şiddet uygulamaları için kışkırtmak ve Hıristiyan dünyasının sempatisini kazanmak amacıyla Türklere zulmetmek ve evlerini ateşe vermek niyetinde olduğuna dair bilgileri sundum.</p>
<p>Sultan, Yunan bölgesindeki kargaşa konusunda şöyle konuştu: “Maalesef Hıristiyan ve Müslüman tebaa arasındaki çatışmalar hakkındaki gerçek, Hıristiyan gazetelerinde hiçbir zaman yayımlanmadı. Hiçbir Müslüman, eğer Allah’a inanıyorsa, dinî inancından dolayı bir adamı cezalandıramaz&#8230; Hıristiyan Avrupa’sı, 1827’deki Yunan devriminde askerlerin aşırılıklarından dolayı Osmanlı İmparatorluğu’na karşı kışkırtma yaparken, bir şehirde teslim olan 27 bin savunmasız Türk’ün öldürülmesine tepki göstermiyor.”</p>
<p>Sarayda ilk akşam yemeğimde masanın başına Sultan oturdu, sağında eşim, solunda da ben vardım. Osman Paşa, İsmail Paşa, Veziriazam ve diğer bakanlar da geri kalan konuklardı… Masa servisi ve dekorasyonlar, yemek odasının muhteşemliği, Hıristiyanlar dışında kimsenin içmediği şarapların mükemmelliğini hiçbir şey geçemez. Her paşa, rütbesini gösteren yıldızlar ve süslemelerle kaplı şeyler giyiyordu.</p>
<p>Sultan, İzmir ve Mezopotamya eyaletlerinde, İmparatorluğa benim tarafımdan tanıtılmış, tatlı patates yetiştirilmesindeki başarısını açık bir memnuniyetle aktardı.</p>
<p>Abdülhamid’in Osmanlı Sultanı olmasının yanı sıra 106 milyon halkıyla Muhammedî dünyanın da ruhani lideri olduğu hatırlatıldı. Tebaasının kendisine gösterdiği aşırı sevgi karşısında insan şaşırmıyor.</p>
<p>Her ne kadar şehzade iken Fransız eğitimi alsa da Sultan her zaman Türkçe konuşuyor… Yıldız’da bir saray kütüphanesi kurulmuştu. Kütüphanenin rafları, ABD’nin ve Avrupa’nın başlıca ülkelerinin standart yazarlarının kitaplarıyla doluydu. Burada ayrıca Arabistan’ın bilim, sanat ve şiirin beşiği, Avrupa’nın ise cehalet içerisinde olduğu dönemde yazılmış Arapça eserler de bulunuyordu.</p>
<p>50 yaşını geçmiş olan Sultan, orta boylu, teni açık zeytin renginde, koyu saçlı, yüksek alınlı ve büyük koyu kahverengi gözlü birisi. Yüzünde çoğunlukla üzüntülü bir ifade var. Sultan’ın kendi giyimi her zaman sade. Kırmızı bir fes, frak, koyu mavi pantolon, sert deriden imal edilmiş ayakkabı giyiyor. Çelikten kını olan ve elinin altında tuttuğu bir kılıç kostümünü tamamlıyor. Yanlız bayramlarda renkli giyiniyor. Altınlarla kaplı bir tahtta, ihtişamlı giyinmiş sivil ve askerî yöneticilerin tebriklerini kabul ediyor.</p>
<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-48" title="Alexander Watkins Terrell" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/10/Alexander-Watkins-Terrell-150x150.jpg" alt="Alexander Watkins Terrell" width="150" height="150" /> Teksaslı süvarilerin tuğgeneraliydi</p>
<p>Alexander Watkins Terrell, 3 Kasım 1827’de Virginia’da doğdu. 1832’de ailesi Mississippi’ye taşındı. Missouri Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra Booneville’de hukuk okudu. 1849’da Missouri barosuna kabul edildi. Teksas’a taşındıktan (1852) sonra İkinci Bölge Mahkemesi’nin yargıçlığına getirildi. 1863’te Arizona Tugayı, Birinci Teksas Süvari Alayı’na binbaşı olarak girdi; yarbay ve ardından albaylığa terfi ettikten sonra Mansfield ve Pleasent Hill savaşlarına katıldı. Bu dönem Teksas Süvarileri’ni komuta etti. 1865’te tuğgeneralliğe yükseltildi. İç savaşın sonunda Mexico’ya gitti, kısa süre İmparator Maximilian’a hizmet etti. 1876’dan 1883’e kadar 4 dönem Teksas Senatosu’nda görev yaptı ve 1891’de Teksas Temsilciler Meclisi’ne seçildi. ABD Başkanı Grover Cleveland kendisini Osmanlı İmparatorluğu’ndan sorumlu tam yetkili büyükelçi-bakan (1893-1897) olarak atadı. 1903 ve 1905’te iki kez daha eyalet temsilcisi olarak seçildi. 1909-1911 arasında Teksas Üniversitesi Yönetim Kurulu’nda yer aldı. Aynı zamanda Teksas Eyaleti Tarih Birliği’nin başkanıydı. İlk eşi ve beş çocuğunun annesi Missouri’li Ann Elizabeth Boulding 1890’da öldü, Tekaslı ikinci eşi Sarah D. Mitchell 1871’de hayatını yitirdi. Üçüncü kez Anne Holiday Anderson Jones ile evlendi. Terrell 9 Eylül 1912’de Mineral Wells’te öldü ve eyalet mezarlığına gömüldü.</p>
<p>1890’larda Osmanlı Hükümeti’nde çalışan Ermenilerin listesi *</p>
<p>Adı Görevi Maaş/Kuruş</p>
<p>Micael Paşa Bayındır Bakanı 24 000</p>
<p>Artin Zeku Efendi G.Menkuller B. Direktörü 3 000</p>
<p>Hikiman Efendi Orman Müfettişi 3 000</p>
<p>Agop Efendi Darphaneden Sorumlu 2 000</p>
<p>Joseph Efendi Suriye-Şube Direktörü 2 500</p>
<p>Kevrok Efendi Edirne-Şube Direktörü 2 500</p>
<p>Leon Efendi Edirne-Çiftlik Direktörü 2 500</p>
<p>Kirkor Pashyan Selanik-Çiftlik Direktörü 2 500</p>
<p>Ussep Efendi Mimarlık Bürosu 2 500</p>
<p>Avedis Efendi Halep-Gayrimenkul Ofisi 2 250</p>
<p>Andon Efendi Komisyon Üyesi 2 000</p>
<p>Nikolaki Efendi Mimarlık Bürosu Direktörü 1 850</p>
<p>Navum Efendi Kâtip-Muhasebe Bürosu 1 500</p>
<p>Parsek Efendi Kâtip-Yasal İşler Bürosu 1 500</p>
<p>Yossef Efendi Kâtip Şefi 1 500</p>
<p>Hamparsum Doktor 1 500</p>
<p>Kiosseyan Efendi Kâtip-G.Menkuller Bürosu 1 400</p>
<p>Carebat Efendi Muhasebeci 1 400</p>
<p>Abaraham Efendi Müfettiş 1 200</p>
<p>Sahak Efendi Kâtip-Muhasebe Bürosu 1 100</p>
<p>Stepan Efendi Kâtip 1 100</p>
<p>Mohses Arslam Kâtip 1 100</p>
<p>Agop Efendi Suriye-Mülkiye Sekreteri 1 000</p>
<p>Vahan Bey Doktor 1 000</p>
<p>Mıgırdıch Efendi Mülkiye Sekreteri 0</p>
<p>Horsak Efendi Selanik-Makine Mühendisi 750</p>
<p>Hazar Hamamcı 750</p>
<p>Shaisan Efendi Bağdat-Teknisyen 600</p>
<p>Carebet Yıldız Sarayı-Kutu Üreticisi 600</p>
<p>Siroon Efendi Kâtip 400</p>
<p>Dicran Efendi Musul-Kâtip 350</p>
<p>Mithran Saatçi 350</p>
<p>Mihran Efendi Ormancı 300</p>
<p>Hamparsum Takunya İmalatçısı 300</p>
<p>Sahak Kahveci 170</p>
<p>Artin Ahçı 230</p>
<p>Antranik Çöpçü 200</p>
<p>(*) Sultan Abdülhamid’in Terrell’e verdiği Osmanlı Hükümeti için çalışan sivil Ermenilerin listesi. Liste, toplam 106 kişiden oluşu-yor. O dönemde 1 gümüş kuruş, 4,5 ABD senti ediyor. Maaşların aylık toplamı 110.655 kuruş.</p>
<p>(Haber: Mesut ÇEVİKALP- Aksiyon dergisi)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamid%e2%80%99in-agzindan-ermeni-meselesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünyayı şaşırtan Osmanlı robotu</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/dunyayi-sasirtan-osmanli-robotu</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/dunyayi-sasirtan-osmanli-robotu#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2009 01:19:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[1474]]></category>
		<category><![CDATA[1474TUNUS]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdulhamid robotu resimleri]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamidin robotu]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit hakkında eser]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit'in robotu]]></category>
		<category><![CDATA[alamet robot nerde ?]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı şaşırtan buluş]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı şaşırtan buluşlar hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayi sasirtan olay]]></category>
		<category><![CDATA[dünyayı şaşırtmak]]></category>
		<category><![CDATA[ERTUGRUL FIRKATEYNI ABDULHAMIT ROBOTU]]></category>
		<category><![CDATA[japonya isterse dünyayı kaç saatte yok edilir]]></category>
		<category><![CDATA[japonyanın teknoloji harikası robotlar]]></category>
		<category><![CDATA[oktan keleş bilge kağan]]></category>
		<category><![CDATA[oktan keleş eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı mımarısı slayt seklınde resımler]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı robotu]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı robotu alamet]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı sultan abdulhamit nişanları]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı tarih ansiklopedisi ertugrul fırkateyni]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli tarihi sultan abdul hamit]]></category>
		<category><![CDATA[robot]]></category>
		<category><![CDATA[sasirtan tarih]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamit hanın dünya harikası]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=32</guid>
		<description><![CDATA[Sultan 2. Abdülhamid’in Japonya’ya 1889 yılında robot hediye ettiği ortaya çıktı. İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliği ise sema edip yarım metre yürüyebilmesi ve her saat başı ezan okuyabilmesi&#8230; Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Sultan 2. Abdülhamid Han’ın, günümüzde teknolojiye öncülük eden Japonya’ya 1889&#8242;da robot hediye ettiği anlaşıldı. İnsan şeklinde tasarlanan ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-33" title="osmanlirobotu" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/06/osmanlirobotu-150x150.jpg" alt="osmanlirobotu" width="150" height="150" /> Sultan 2. Abdülhamid’in Japonya’ya 1889 yılında robot hediye ettiği ortaya çıktı.</p>
<p>İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliği ise sema edip yarım metre yürüyebilmesi ve her saat başı ezan okuyabilmesi&#8230;</p>
<p><span id="more-32"></span>Osmanlı’nın son dönemine damgasını vuran Sultan 2. Abdülhamid Han’ın, günümüzde teknolojiye öncülük eden Japonya’ya 1889&#8242;da robot hediye ettiği anlaşıldı. İnsan şeklinde tasarlanan ve ismi ‘Alamet’ olan robotun özelliğinde ise yok yok. Araştırmacı-Yazar Oktan Keleş’in arşivinde yer alan Alamet’in orijinal fotoğrafları Yıldız Sarayı yangınında zarar görmüş. Ancak fotoğrafın kalan parçaları bile 120 yıl sonra ilk kez gündeme gelen bu ilginç olayı anlatmaya yetecek cinsten.</p>
<p>GONG YERİNE EZAN SESİ</p>
<p>Sultan Abdülhamid’in çağdaşı olan Japon İmparatoru Meji’nin yeğeni Prens Komatsu’nun, gemiyle İstanbul’a gelişi ve Sultan’a çeşitli hediyeler getirmesiyle başlıyor bu ilginç tarihi olay. Sarayda ağırlanan prensin ardından 1889’da İstanbul’a özel elçiler gönderen Japon İmparatoru, Sultan Abdülhamid’e Japonya&#8217;nın en büyük alameti olan, Büyük Krizantem Nişanı’nın da içinde bulunduğu çeşitli hediyelerle beraber bir mektup yollar. Japon İmparatoru mektubunda Abdülhamid Han&#8217;dan, İslâm dini, ilim ve teknolojik gelişmeler, vakıflar, hayır kurumları gibi konularda Japonca veya Fransızca bilgiler gönderilmesini rica eder.</p>
<p>Abdülhamid Han, saat mekaniğini çok iyi bilen ve aynı zamanda Yeni Kapı Mevlihânesi saat sanatkârı Musa Dede&#8217;den daha önce hiç yapılmamış, eşi benzeri olmayan, teknolojik bir saat yapmasını ister. Derviş Dede bir fikir ortaya atar ve &#8220;Bu saat Semâzen şeklinde olsun. Her saat başı kollarını açıp semâ etsin ve gong çalsın&#8221; der. Sultan Abdülhamid Han projeyi inceledikten sonra, gong yerine robotun her saat başı ezan okumasını ister. Oktan Keleş, robotun yapımından kısa bir süre önce icat edilen gramafon sayesinde ses kaydı alınabildiğini söyledi.</p>
<p>ALAMET ARADA KAYNADI</p>
<p>Ertuğrul Firkateyni’yle Japonya’ya gönderilen Alamet’in şimdiye kadar duyulmamasının belgelerdeki eşanlamlı ifadelerden kaynaklandığını belirten Keleş, “Tarihi kayıtlarda ‘Osmanlı nişanları, hediyelerle beraber Japon İmparatoru&#8217;na takdim edilmiştir&#8221; şeklinde geçiyor. Osmanlıca nişan kelimesiyle ve robotun ismi olan ‘Alametí kelimesinin eş anlamı olduğu için robot olan Alamet adeta araya kaynamış&#8221; diyor.</p>
<p>Sultan Abdülhamid Han asrın teknoloji harikası bu eseri, Ertuğrul Firkateyni vasıtasıyla yazılmış özel bir mektup, hediyeler ve nişanlar ile beraber Japon İmparatoru&#8217;na göndermişti. Firkateyn dönüş yolunda 450 mürettebatıyla birlikte batmıştı.</p>
<p>120 YIL ÖNCEKİ BULUŞ</p>
<p>Keleş yapılan robotun özelliklerini şu şekilde sıraladı: “Semâzen şeklinde, normal bir insan boyuna yakın, saatli bir robot. Kaideye oturtulmuş gövdesi; saat başı semâ ediyor, bu esnada kollarını açıyor, gümüş levhalardan yapılmış etekleri açılıyor ve aynı anda ezan okuyor. Tüm bunları yaparken yarım metre yürüyor, hem dönüyor ve ezan bitince de tekrar yarım metre geri giderek yerine dönüyor; kollarını ve eteklerini indiriyor. Robotun tamamı gümüş ve altın kaplamadan yapılmıştı. Robotun arka kısmında kurma yeri mevcuttu ve yedi günde bir kuruluyordu.&#8221;</p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-34" title="robot1" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/06/robot1.jpg" alt="robot1" width="551" height="600" /></p>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-35" title="robot2" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/06/robot2.jpg" alt="robot2" width="450" height="600" /></p>
<p>Bugün</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/dunyayi-sasirtan-osmanli-robotu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdülhamit&#8217;in altınları 115 yıl sonra&#8230;</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamitin-altinlari-115-yil-sonra</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamitin-altinlari-115-yil-sonra#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 12:50:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[115 sultan]]></category>
		<category><![CDATA[abdül hamit altınları]]></category>
		<category><![CDATA[abdul hamitin hayatını anlatan eserler]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamid altınları]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamid han altınlarını]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit altınları]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit han altinlari]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit han hakkındaki hazır slaytlar]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamit kaç sene]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamitin altınları]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamitin yaptığı eserler]]></category>
		<category><![CDATA[abdülhamitin yaptığı mimari eserler]]></category>
		<category><![CDATA[amerika]]></category>
		<category><![CDATA[simavi]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdul hamitin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamid han]]></category>
		<category><![CDATA[texas`ta bir turk]]></category>
		<category><![CDATA[yenilikler]]></category>
		<category><![CDATA[yetkin yıldırım kim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=28</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit&#8217;in 1894&#8242;te büyük bir orman yangını yaşayan ABD&#8217;ye yaptığı 300 altınlık yardım, 115 yıl sonra karşılığını buldu. Antalya&#8217;da geçen yıl meydana gelen ve Türkiye&#8217;nin en büyük orman yangınına üzülen ABD&#8217;liler, yardım kampanyasına katıldı. Texas&#8217;ta başlatılan yardım kampanyasına katılan ABD&#8217;liler Abdülhamit&#8217;in 300 altına karşın Antalya&#8217;da bir orman kurdu. Antalya&#8217;da da bir ayağı gerçekleştirilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-29" title="abdulhamhan6" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/06/abdulhamhan6-150x150.jpg" alt="abdulhamhan6" width="150" height="150" /> <span class="habermetin"><span class="manset_ozet">Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit&#8217;in 1894&#8242;te büyük bir orman yangını yaşayan ABD&#8217;ye yaptığı 300 altınlık yardım, 115 yıl sonra karşılığını buldu.</span></p>
<p><span class="manset_detay"> Antalya&#8217;da geçen yıl meydana gelen ve Türkiye&#8217;nin en büyük orman yangınına üzülen ABD&#8217;liler, yardım kampanyasına katıldı. Texas&#8217;ta başlatılan yardım kampanyasına katılan ABD&#8217;liler Abdülhamit&#8217;in 300 altına karşın Antalya&#8217;da bir orman kurdu. <span id="more-28"></span></span></span></p>
<p><span class="habermetin"><span class="manset_detay">Antalya&#8217;da da bir ayağı gerçekleştirilen 7. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları&#8217;na katılan ABD&#8217;li çocuklar, turizmin başkentinde oluşturulan &#8216;Texas-Antalya Dostluk ve Hatıra Ormanı&#8217;na fidan dikti. 13 kişilik akademisyen, gazeteci, doktor ve mühendislerden oluşan gruba, Türkçe Olimpiyatları&#8217;na katılan ABD&#8217;li öğrenciler de eşlik etti. ABD&#8217;li heyet, Lara-Kundu&#8217;da Orman Genel Müdürlüğü tarafından tahsis edilen 30 bin dönümlük alana 2 bin çam, okaliptüs, fıstık çamı ve servi fidanı dikti.</span></span></p>
<p><span class="habermetin"><span class="manset_detay">Texas&#8217;ta faaliyet gösteren &#8216;Raindrop Türkevi&#8217;nin yardım bölümü Raindrop Heplping Hands tarafından organize edilen kampanya hakkında bilgi veren Texas Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Yetkin Yıldırım, Antalya&#8217;da geçen sene meydana gelen orman yangınından ötürü Teksas&#8217;ta yaşayan Türkler olarak büyük üzüntü duyduklarını söyledi. Yangın sonrasında bir yardım kampanyası düzenlediklerini anlatan Yıldırım, II. Abdülhamit&#8217;in yaptıklarını öğrenen ABD&#8217;lilerin de destek verdiğini söyledi. Osmanlı&#8217;nın doğa ve orman konusunda çok duyarlı olduğunu ve 1894&#8242;teki yardımın da bunun bir göstergesi olduğunu ifade eden Yıldırım, &#8220;ABD&#8217;de büyük bir yangın olduğunu ve birçok insanın bundan zarar gördüğünü duyan dönemin Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamit Han, 300 altın yardımda bulunmuş. Şu an biz bunun belgelerini bulduk. Başbakanlıktan temin edilen belgeler kitap haline getirildi. Kitap elimize geçtiğinde biz de ABD&#8217;lilerle paylaştık. Onların da çok hoşuna gitti. &#8216;Şimdi biz de yapılan bu cömertliğin karşılığında kendi cömertliğimizi göstermek istiyoruz.&#8217; diyerek kampanyamıza destek oldular.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu tavır karşısında ABD&#8217;de yaşayan bir Türk olarak gurur duyduğunu ifade eden Yıldırım, &#8220;Maalesef batı ülkelerinde Türklere ve Müslümanlara karşı büyük bir önyargı var. Bunun kırılmasını ve değiştiğini görmek en büyük amaçlarımızdan birisi. Böyle olaylar Osmanlı&#8217;yı ve bizleri tanımalarını, nasıl insanlar olduğumuzu öğrenmelerini, cömertliğimizi, misafirperverliğimizi görmelerini sağlıyor. Bu sayede onların düşüncelerini tamamen değiştiriyor.&#8221; diye konuştu. Yetkin Yıldırım, ABD&#8217;deki kampanyanın halen devam ettiğini, hedeflerinin fidan sayısını 4 bine çıkarmak olduğunu sözlerine ekledi.</p>
<p>Kampanyaya destek veren ve fidan dikmek için Antalya&#8217;daki törende hazır bulunan ABD&#8217;li gazeteci ve TV yapımcı Tom Spencer düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: &#8220;Sultan Abdülhamit 1894&#8242;te ABD&#8217;ye bu yardımı yaptığında oradaki hiçbir insanı tanımıyordu. Buna rağmen oradaki sıkıntıyı duyunca yardımcı oldu. Bugün biz onların yaptığı cömertliğin karşılığını bu ormanı açarak göstermiş oluyoruz.&#8221;</p>
<p>ABD&#8217;nin en yüksek tiraja sahip 7. gazetesi olan Houston Cronicle&#8217;da çalışan Kristina Herrndobler, &#8220;Biz burada ağaç dikmenin ötesinde bir şey yaptık. Kardeşlik, sevgi, hoşgörünün temellerini attık.&#8221; dedi.</p>
<p>Teksas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Juan Gonzales ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: &#8220;Abdülhamit&#8217;in yaptığı güzel bir olay ve kültürlerin nasıl bir araya gelmesi gerektiğini gösteriyor. Bu orman sayesinde çok güzel ilişkiler kuracağımıza inanıyorum.&#8221;</p>
<p>Türkçe Olimpiyatları&#8217;na katılan Texas&#8217;lı öğrencilerin gösterileri ile renk kattığı fidan dikiminde &#8216;Texas-Antalya Dostluk ve Hatıra Ormanı&#8217;nın panosu için kurdele kesildi.</span></span></p>
<p><span class="habermetin"><span class="manset_detay">Samanyoluhaber<br />
</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamitin-altinlari-115-yil-sonra/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abdulhamit&#8217;in torunun şaşırtan dramı</title>
		<link>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamitin-torunun-sasirtan-drami</link>
		<comments>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamitin-torunun-sasirtan-drami#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 May 2009 15:31:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[1474TUNUS]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdulhamit kayıp mirası]]></category>
		<category><![CDATA[2 abdulhamit TORUN]]></category>
		<category><![CDATA[2. abdülhamit in torununun ısmı]]></category>
		<category><![CDATA[2. sultan abdülhamid in faaliyetleri]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamit dönemi eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[2.abdülhamit dönemi mimari eserler]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit hakkında eser]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit hakkında yazılan kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamit han marşı]]></category>
		<category><![CDATA[abdulhamitin almanyadaki]]></category>
		<category><![CDATA[abdülmecid dönemi ilk hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çin'de kurulan Osmanlı Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamit dönemi mimari eserler]]></category>
		<category><![CDATA[ikinci abdülhamit mimari eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devletinde abdülhamit han sonrası yaşananlar]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı padişahı 2. abdulhamitin torunu]]></category>
		<category><![CDATA[Prenses İskra Alaattin Kadir Schlange]]></category>
		<category><![CDATA[rabiya sultanın hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[sultan 2. abdülhamit ve yaşadığı dram]]></category>
		<category><![CDATA[sultan abdülhamitin eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[sultan torunun hayatı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sultanabdulhamid.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit&#8217;in Almanya&#8217;nın Hamburg kentinde yaşayan büyük torununun dramı duyanları şaşkına çevirdi. 2&#8242;nci Abdülhamit&#8217;in torunu Prenses İskra şu anda devlet yardımıyla yaşıyor Prenses, Osmanlı mirasının yolsuzlukla kendilerinden alındığını söylüyor. Sosyal yardımlarla zar zor geçinen Prenses İskra Alaattin Kadir Schlang &#8216;yolsuzlukla kendinden alındığını&#8217; iddia ettiği hanedan mirasının peşine düştü. Prenses İskra&#8217;nın iddiasına göre, babası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-25" title="sultanabdulhamidintorunlari" src="http://www.sultanabdulhamid.com/wp-content/uploads/2009/05/sultanabdulhamidintorunlari.jpg" alt="sultanabdulhamidintorunlari" width="272" height="204" /> Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamit&#8217;in Almanya&#8217;nın Hamburg kentinde yaşayan büyük torununun dramı duyanları şaşkına çevirdi.</p>
<p>2&#8242;nci Abdülhamit&#8217;in torunu Prenses İskra şu anda devlet yardımıyla yaşıyor Prenses, Osmanlı mirasının yolsuzlukla kendilerinden alındığını söylüyor.<span id="more-24"></span></p>
<p>Sosyal yardımlarla zar zor geçinen Prenses İskra Alaattin Kadir Schlang &#8216;yolsuzlukla kendinden alındığını&#8217; iddia ettiği hanedan mirasının peşine düştü.</p>
<p>Prenses İskra&#8217;nın iddiasına göre, babası Prens Alaattin Kadir, 1999&#8242;da Sofya&#8217;da öldüğü halde, ölümünden 4 yıl sonra, teyzesi Rabiya Sultan&#8217;dan kalan 5 milyar TL&#8217;lik miras, alınmış gibi gösterildi. Senelerdir aradıkları önemli belgelere sonunda ulaştıklarını belirten prenses, hakkını mahkemede arayacağını söyledi.</p>
<p>PETROL ÜRETİM HAKKI VAR!</p>
<p>Prens Alaattin Abdülkadir&#8217;in tek varisi olduğunu söyleyen Prenses İskra, &#8220;40 yıldır haklarımız için mücadele ediyoruz. Birçok ülkede mal varlığımız var. Ama diğer hanedan üyeleri beni ve annemi devre dışı bırakmak istiyor.&#8221; dedi. Prenses, sözkonusu mirasa Irak ve Suudi Arabistan&#8217;daki petrol üretim haklarının da dahil olduğunu söyledi.<br />
takvim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sultanabdulhamid.com/abdulhamitin-torunun-sasirtan-drami/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
